DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/10/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne vermiş olduğu 07/10/2016 tarihli dava dilekçesinde; Davalı borçlunun , Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile başlatılan ¨174.899,54 tutarındaki icra takibi nedeniyle gönderilen ödeme emrine itiraz ettiğini, borçlunun bu itirazının iptalinin gerektiğini,davacı müvekkili ile davalı borçlu şirket arasındaki ticari ilişki bulunduğunu, davacı müvekkil şirket davalı borçlu şirkete gömlek dikim ve imalatı yaptırdığını, yapılan ticari iş sebebiyle icra takibi dayanağında belirtilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... seri nolu faturalar...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/539 Esas KARAR NO: 2021/1211 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/10/2017 NUMARASI: 2016/886 E., 2017/767 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/10/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne vermiş olduğu 07/10/2016 tarihli dava dilekçesinde; Davalı borçlunun , Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile başlatılan ¨174.899,54 tutarındaki icra takibi nedeniyle gönderilen ödeme emrine itiraz ettiğini, borçlunun bu itirazının iptalinin gerektiğini,davacı müvekkili ile davalı borçlu şirket arasındaki ticari ilişki bulunduğunu, davacı müvekkil şirket davalı borçlu şirkete gömlek dikim ve imalatı yaptırdığını, yapılan ticari iş sebebiyle icra takibi dayanağında belirtilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... seri nolu faturalar kesildiğini fakat faturalardan kaynaklı bakiye tutarlarının ödenmediğini,TTK 23/2 maddesinde; "Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatı kabul etmiş sayılır", davalı borçlu şirket kendilerine gönderilen faturalara itiraz etmediğini,icra takibine yapılan itirazda " müvekkilinin alacaklı tarafından talep edilen miktarda borcu bulunmadığını", esasen borçlu olduklarını zımnen kabul ettiklerini, davalı borçlu itiraz dilekçesinde icra takibinde işletilen faizin fahiş olduğunu, takipte işletilen faiz yasal faiz olup yapılan itirazlar, tamamen kötü niyetli, borcun ödenmesini geciktirmeye yönelik haksız itirazlar olduğunu, bu durumda borçlunun itirazının kötü niyetli, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, alacak likit olduğundan borçlunun icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi ve itirazı iptali için iş bu davayı açma zaruretinin doğduğunu, davalı borçlunun itirazının iptalini, % 20den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 30/11/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili şirketin takibe konu faturalara yönelik hiçbir borcu bulunmadığını, takibe konu edilen tüm faturaları ve faturalarda yazılı borcu kesinlikle kabul etmediklerini, davacı tarafın 07/10/2016 tarihli dava dilekçesinde 6762 Sayılı TTK 23/2. maddesi hükmüne dayanılarak " Davalı Borçlu şirketin 8 günlük süre içerisinde faturalara itiraz etmediğinden fatura münderecatını kabul ettiği" yönünde beyanda bulunulduğunu, bu haksız beyanların kabulünün mümkün olmadığını, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde 6762 Sayılı TTK 23/2. maddesine dayanıldığını, iş bu önceki kanun...