Taraflar arasında görülen alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kabulüne dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili davasında özetle; 02/03/2009 tarihli Tüplü Bayilik Anlaşmasının 1. maddesi ile davalının ... Mah. ... Cad. ... Germencik/AYDIN adresinde münhasıran müvekkili şirketin tescilli marka işaret ve rengini taşıyan kaplarda LPG veya müştaklarının gerek tüketicilere gerekse tali bayilere satımını yüklendiğini, davalının söz konusu yükümlülüğü paralelinde 02/03/2009 tarihli ek anlaşmayı imza ettiğini ve beraberinde taahhütname düzenleyerek belirlenen miktarlarda Tüplü LPG satın almayı taahhüt ettiğini, davalının sözleşmenin feshi halinde iade etmesi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1090 KARAR NO: 2021/639 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/11/2018 NUMARASI: 2014/1113E. 2018/1087K. DAVANIN KONUSU: Alacak Taraflar arasında görülen alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kabulüne dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili davasında özetle; 02/03/2009 tarihli Tüplü Bayilik Anlaşmasının 1. maddesi ile davalının ... Mah. ... Cad. ... Germencik/AYDIN adresinde münhasıran müvekkili şirketin tescilli marka işaret ve rengini taşıyan kaplarda LPG veya müştaklarının gerek tüketicilere gerekse tali bayilere satımını yüklendiğini, davalının söz konusu yükümlülüğü paralelinde 02/03/2009 tarihli ek anlaşmayı imza ettiğini ve beraberinde taahhütname düzenleyerek belirlenen miktarlarda Tüplü LPG satın almayı taahhüt ettiğini, davalının sözleşmenin feshi halinde iade etmesi gereken tüp ve dedantörler ile diğer demirbaşları müvekkili firmaya iade etmediğini, davalının ihtara rağmen yükümlülüklerini ihlal etmeye devam ettiğini belirterek; detantör ve ariyet olarak verilen demirbaşların bedellerinin tazminine, vadesinde iade edilmemeleri nedeniyle şimdilik 750.000 USD cezai şartın ve 19.250 USD kâr mahrumiyetinin, ödeme tarihindeki efektif satış kuru karşılığı Türk lirası üzerinden tahsiline, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davacı yanın taleplerine dayanak yaptığı beş yıl süreli bayilik sözleşmesinin, süre sonu olan 02/03/2014 tarihinde sona erdiği konusunda bir uyuşmazlığın bulunmadığını, davacı yanın iddia ve taleplerinin TMK'nın 2. maddesi çerçevesinde iyi niyetten uzak olduğunu, davacının beş yıl süreyle eksik alımlarla ilgili bir talepte bulunmamasının ek sözleşmedeki uygulamadan zımnen feragat ettiği anlamına geldiğini, davacının 2009-2013 senelerinde EPDK kayıtları baz alındığında %30 pazar kaybettiğini, davacının tacir olmasına rağmen pazar kaybını önleyememişken basit bir esnaf olan müvekkilinden sürekli aynı miktarda LPG alımı yapmasının beklemesinin TMK'nın 2. maddesine aykırı olduğunu, davacının esasen kâr mahrumiyetinin söz konusu olmadığını, kâr mahrumiyeti hesabının davacı tarafça afaki olarak istendiğini, talep edilen cezai şart miktarının haksız ve fahiş olduğunu belirterek; davanın reddine, yargılama harç ve masraf ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davalının sözleşme süresi boyunca 2009 yılında 1.398 kg, 2010 yılında 9.608 kg, 2011 yılında 13.179 kg, 2012 yılında 24.514 kg, 2013 yılın...