Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirket ortakları arasında daha öncesinde güvene dayalı ilişki bulunmasına karşın 2018 yılından itibaren müvekkilinin şirketten uzaklaştırldığını, davalı şirketin kuruluşundan sonra hiç toplantı yapmadığını, ortaklar arasında şirket hesaplarının denetimine ilişkin toplantı düzenlenmediğini, şirketin hiç kar payı dağıtmadığını, davalı şirkete ait taşınmazların muvazaalı işlemlerle devredildiğini, müvekkilinin şirketin işleyişi hakkında bilgilendirilmediği gibi şirket hesaplarını denetlemesine de imkan sağlanmadığını, şirket ortaklarından birinin şirketle aynı iş kolunda faaliyet gösteren...
T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2020/772 KARAR NO : 2020/731
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/03/2020 NUMARASI : 2020/161 Esas-2020/187 Karar
DAVACI : ... -... VEKİLİ : Av. ... [16225-22684-55475] UETS DAVALI : DAVANIN KONUSU : Ortaklıktan Çıkma-Alacak KARAR TARİHİ : 29/09/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/09/2020 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirket ortakları arasında daha öncesinde güvene dayalı ilişki bulunmasına karşın 2018 yılından itibaren müvekkilinin şirketten uzaklaştırldığını, davalı şirketin kuruluşundan sonra hiç toplantı yapmadığını, ortaklar arasında şirket hesaplarının denetimine ilişkin toplantı düzenlenmediğini, şirketin hiç kar payı dağıtmadığını, davalı şirkete ait taşınmazların muvazaalı işlemlerle devredildiğini, müvekkilinin şirketin işleyişi hakkında bilgilendirilmediği gibi şirket hesaplarını denetlemesine de imkan sağlanmadığını, şirket ortaklarından birinin şirketle aynı iş kolunda faaliyet gösteren yeni bir şirket kurarak işleri bu şirket üzerinden yürütmeye başladığını, ortaklar arasındaki güven ilişkinin bitmesi nedeniyle müvekkilinin haklı nedenlerle ortaklıktan çıkmayı talep ettiğini ileri sürerek müvekkilinin davalı şirket ortaklığından haklı sebeplere binaen çıkmasına izin verilmesine, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte şimdilik 1.000,00-TL çıkma payının davalı şirketten tahsiline, dava sürecinde şirket mallarının korunması için şirkete ait taşınır ve taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ve şirkete yönetim kayyımı tayinine karar verimesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia ve dosya kapsamına göre; "Dava konusu uyuşmazlığın alacak nedeniyle itirazın iptali davasına ilişkin olduğu, 7155 sayılı kanunun 20. maddesi ile 6102 sayılı TTKnun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen Dava Şartı Olarak Arabuluculuk hükmü uyarınca, "Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması" gerektiği, yine 7155 sayılı kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasına cümle ekleyen 23. maddesi ile arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilir hükmünü içerdiği, 7155 sayılı yasanın ilgili hükmünün 01/01/2019dan sonra...