Davanın reddine ilişkin kararın davacı ... davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin uzun süreden beri yetkili satıcısı (bayii) olarak çalıştığını, davalının 01/12/2017 tarihinde gönderdiği e- mail ile fesih bildirimi yaptığını, müvekilinin 12/12/2017 tarihinde noter aracılığı ile bu fesih bildirimini kabul etmediğini bildirdiğini, davalı şirketin 14/12/2017 tarihli ihtar ile satış yetkisinin kaldırıldığını bildirerek stokların iadesini istediğini,müvekkilinde bulunan ürünlerin bedeli önceden ödendiğinden stokların müvekkilinin malı olduğunu, müvekkilinin davalının ürettiği ilaçları sattığını, ürünlerini tercih edilebilir kıldığını, müşteri portföyünü oluşturduğunu, davalının Kasım 2017 tarihinden itibaren müşterilerine gönderdiği bildirimlerde müvekkili...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1365 KARAR NO: 2022/233 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/03/2019 NUMARASI: 2018/326 Esas 2019/323 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/02/2022 Davanın reddine ilişkin kararın davacı ... davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin uzun süreden beri yetkili satıcısı (bayii) olarak çalıştığını, davalının 01/12/2017 tarihinde gönderdiği e- mail ile fesih bildirimi yaptığını, müvekilinin 12/12/2017 tarihinde noter aracılığı ile bu fesih bildirimini kabul etmediğini bildirdiğini, davalı şirketin 14/12/2017 tarihli ihtar ile satış yetkisinin kaldırıldığını bildirerek stokların iadesini istediğini,müvekkilinde bulunan ürünlerin bedeli önceden ödendiğinden stokların müvekkilinin malı olduğunu, müvekkilinin davalının ürettiği ilaçları sattığını, ürünlerini tercih edilebilir kıldığını, müşteri portföyünü oluşturduğunu, davalının Kasım 2017 tarihinden itibaren müşterilerine gönderdiği bildirimlerde müvekkili hakkında yanıltıcı beyanlarda bulunduğunu, bu beyanların haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin haksız fesih nedeniyle denkleştirme isteğinin bulunduğunu,haksız rekabet nedeniyle uğranılan zararın, portföy tazminatının belirlenerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000-TL belirsiz alacak davası açtıklarını ,maddi tazminatların ticari faiziyle tahsilini ve 50.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacının 10.000-TL maddi ve 50.000-TL manevi tazminat talebinde bulunduğunu, maddi tazminat talebinde birden çok kalem isteğe yer verdiğini, taleplerin ayrıştırılması gerektiğini, davacının müvekkilinin tek satıcısı veya bayisi olmadığını, davacının dayandığı 15/08/2013 tarihli e-mailin TTK 19. madde kapsamında bağlayıcılığı bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı şirketin Türkiyedeki tek satıcısı olduğunu ve ürünleri yurt içinde diğer şirketlere de sattığını, müvekkili ile davacı arasında bayilik ilişkisi bulunmadığını, davacının iddiası gibi bir hukuki ilişki bulunsa dahi fesih için haklı neden bulunduğunu, davacı şirket çoğunluk hissesinin müvekkilinin rakibi şirkete satılması nedeniyle ilişkiye devam edilemeyeceğinin bildirildiğini, haksız rekabet oluşmadığını ve portföy tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, müvekkilinin e-mailinin haksız rekabet teşkil etmediğini, manevi tazminat talebinin de reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: Mahkemece,davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin davalının savunmasının aksine bağımsız bir alım-satım ilişkisinden daha kapsamlı ve sıkı olduğu, süresiz bir bayilik ilişkisinin bulunduğu,dağıtım ağı ilişkilerinde sağlayıcı ile dağıtıcı arasındaki g...