İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, taraflar arasında bayilik sözleşmesi düzenlendiğini, davalının davranışları nedeniyle taraflar arasında sorunlar yaşandığını, daha sonra müvekkilince çekilen ihtarname ile bayiliğe devam edilmeyeceğinin bildirildiğini, müvekkilinin 2007,2008 ve 2009 dönemlerinde tam olarak faaliyet göstermesine rağmen taahhüt edilen ve yasal olarak ödenmesi gereken pirim alacaklarının ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5000 TL ödenmeyen pirim alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 07/12/2016 tarihli ıslah dilekçesiyle toplam 10.738,00 TL'nin müvekkilinin hak ettiği...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/5685 Esas KARAR NO : 2019/1328 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/05/2017 NUMARASI : 2014/356 2017/343 DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 20/06/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, taraflar arasında bayilik sözleşmesi düzenlendiğini, davalının davranışları nedeniyle taraflar arasında sorunlar yaşandığını, daha sonra müvekkilince çekilen ihtarname ile bayiliğe devam edilmeyeceğinin bildirildiğini, müvekkilinin 2007,2008 ve 2009 dönemlerinde tam olarak faaliyet göstermesine rağmen taahhüt edilen ve yasal olarak ödenmesi gereken pirim alacaklarının ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5000 TL ödenmeyen pirim alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 07/12/2016 tarihli ıslah dilekçesiyle toplam 10.738,00 TL'nin müvekkilinin hak ettiği tarihten işlemek üzere en yüksek faiz oranıyla hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı şirketin tasfiye halinde olup tasfiyesi devam ettiğinden dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti açısından bu hususun araştırılmasının gerektiğini, davacının müvekkilinin satış politikalarını hayata geçiremediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 28.maddesi uyarınca müvekkilinin pirimlerin ödeme zamanı ve ödeme şekliyle ilgili olarak tek taraflı değişiklik yapma hakkına sahip olduğunu, müvekkilince pirimlerin ödeme zamanının 3 yıl olarak belirlendiğini, 16/02/2010 tarihli 2541 sayılı duyuru ile 2007 yılına ait pirimlerin ödeme usulünün açıklandığını, davacının müvekkiline gönderdiği ihtarnamede 2007 yılına ait pirimleri aldığını ikrar ettiğini, 2008,2009 ve 2010 yıllarına ait pirim alacağı bulunduğunun iddia edildiğini, davacının iş ortaklığının aktif olmaması nedeniyle pirim ödemesi yapılmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; davacının 2008 yılı için fon pirimleri yönünden 8443,06 TL alacaklı olduğu, davaya konu pirimin 3.yılda ödenen pirimlerden olması nedeniyle 17/02/2011 tarihinde istenebileceği, 2009 yılı için ise davacının 2.395,61 TL fon pirimi alacağı oluştuğu ve bu alacağın 17/02/2012 tarihinde istenebileceği, davacının 2010 yılı için pirim alacağının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, 8.343,00 TL'nin 17/02/2011 tarihinden, 2.395,00 TL'nin ise 17/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf sebebi olarak; dosyaya sundukları 16/02/2010 tarihli ve 2541 Sayılı duyuru metninde görüleceği üzere uzun vadeli pirimle...