İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, ... A. Ş.'nin baba ve ağırlıklı olarak müvekkili ... olmak üzere iki oğlu tarafından yönetilen bir şirket olduğunu, müvekkilinin ilk defa 04-04-2016 tarihli toplantıda şirket yönetim kurulu üyeliğine seçilmediğini, bunun müvekkilinin ailevi nedenlerden dolayı şirketten dışlanma sürecinin ilk resmi adımı olduğunu, toplantının sair maddelerinin görüşülmesinin müvekkilinin talebi üzerine ertelendiğini, ertelenen toplantının 09/05/2016 yapıldığını, müvekkilinin karşı oylarına rağmen, yıllık faaliyet raporunun ve fînansal tabloların tasdik edilmesine, müvekkilinin ibra edilmemesine ve diğer üyelerin ibra edilmesine, kârın dağıtılmamasına ve dağıtılmayan kârın olağanüstü yedek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/626 Esas KARAR NO : 2019/559 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2016/1388 Esas 2018/78 Karar TARİH : 24/01/2018 DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) KARAR TARİHİ: 17/04/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, ... A. Ş.'nin baba ve ağırlıklı olarak müvekkili ... olmak üzere iki oğlu tarafından yönetilen bir şirket olduğunu, müvekkilinin ilk defa 04-04-2016 tarihli toplantıda şirket yönetim kurulu üyeliğine seçilmediğini, bunun müvekkilinin ailevi nedenlerden dolayı şirketten dışlanma sürecinin ilk resmi adımı olduğunu, toplantının sair maddelerinin görüşülmesinin müvekkilinin talebi üzerine ertelendiğini, ertelenen toplantının 09/05/2016 yapıldığını, müvekkilinin karşı oylarına rağmen, yıllık faaliyet raporunun ve fînansal tabloların tasdik edilmesine, müvekkilinin ibra edilmemesine ve diğer üyelerin ibra edilmesine, kârın dağıtılmamasına ve dağıtılmayan kârın olağanüstü yedek akçelere ayrılmasına ve yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK'nun 395 ve 396. maddelerinde belirtilen işleri ifa edebilmeleri hususunda gerekli yetkinin verilmesine karar verildiğini, bahsi geçen kararların iptali için müvekkili tarafından dava açıldığını, davalı şirketin 09/05/2016 tarihli genel kurulunun şirket mizanı ortaklara gösterilmeden yapıldığını, ibraya ve yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin kararların kanuna aykırı olarak alındığını, kârın dağıtılmamasına ilişkin olarak alınan kararın ortaklığın amacını kaybettiğini gösterdiğini, davalı şirketin esas mukavele gereğince dağıtılması zorunlu olan %5 oranındaki kâr payını hiç dağıtmadığı gibi, müvekkilinin payının %24'te kalmasından istifade edilerek, kalan %50'nin de dağıtılmamasına karar verildiğini, yönetim kurulu üyeliğinden çıkartılan müvekkilinin hissedarı olduğu şirketlerden herhangi bir gelir elde edememesi için doğrudan kâr dağıtılmayıp, huzur hakkı adıyla aile efradı olan yöneticilere örtülü kar dağıtımı yapıldığını, TTK m.531'e göre haklı sebepler kavramına ilişkin yapılacak tanımlamada dikkate alınması gereken kıstasların başında çoğunluğun gücünün kötüye kullanılması hususunun geleceğini, çoğunluk gücünün kötüye kullanılmasından doğan haklı sebep örneklerinin en başında kâr payı alma hakkının ihlalinin bulunduğunu, davalı şirket tarafından uzun yıllardır hiç kâr payı dağıtılmamış olmasının başlı başına bir haklı sebep olduğu konusunda tereddüt bulunmadığını, pay sahipleri arasındaki çekişmenin ve hatta menfaat çatışmasının dahi haklı sebebin varlığı için yeterli kabul edileceğini, müvekkili yönünden ortaklığın devamının çekilmez hale geldiğini, davalı şirketin uzun süredir farklı gerekçelerle kâr dağıtmayarak esas mukaveleye aykı...