Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasında 19/08/2014 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, inşaatın 15 ay içinde anahtar teslimi bitirilmesi gerekirken geç başlandığını ve halen bitirilmediğini, yaptırılan tespite göre inşaatın seviyesinin %27 olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin çekilmez hal alması nedeniyle davalıların tedbiren inşaattan el çektirilmesine (el atmasının önlenmesine), sözleşmenin feshine, müvekkiline ait zararların tespiti ile menfi zararlar, fırsat kayıpları, gecikme tazminatı ve kira kayıplarının şimdilik her bir kalem için 5.000,00'er TL olmak üzere 15.000,00 TL belirsiz...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2018/566 KARAR NO : 2018/425 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2018/191 Esas DAVANIN KONUSU : Sözleşmenin İptali KARAR TARİHİ : 10/04/2018 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasında 19/08/2014 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, inşaatın 15 ay içinde anahtar teslimi bitirilmesi gerekirken geç başlandığını ve halen bitirilmediğini, yaptırılan tespite göre inşaatın seviyesinin %27 olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin çekilmez hal alması nedeniyle davalıların tedbiren inşaattan el çektirilmesine (el atmasının önlenmesine), sözleşmenin feshine, müvekkiline ait zararların tespiti ile menfi zararlar, fırsat kayıpları, gecikme tazminatı ve kira kayıplarının şimdilik her bir kalem için 5.000,00'er TL olmak üzere 15.000,00 TL belirsiz alacağın, cezai şart için şimdilik 10.000,00 TL kısmi alacağın tahakkuk ettiği tarihten itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yüklenicinin sözleşmeye uygun ve gerekli olarak yaptığı işlerin değerinin tespit edilerek davacının zararların mahsubuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 20/02/2018 tarihli ara kararı ile, davanın niteliğinin el atmanın önlenmesi davası olmadığından ve davanın esasını etkileyecek nitelikte tedbir kararı verilemeyeceğinden talebin HMK 389 maddesindeki şartlar oluşmadığından bu aşamada reddine karar verilmiştir. Mahkemenin ara kararına karşı, davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde, aradan 4 yıl geçmesine rağmen inşaatın tamamlanmadığını, aradaki güven ilişkisinin sona erdiği ve sözleşmenin devamının çekilmez hale geldiğini, zararların artmasının önüne geçilmesi için ihtiyati tedbir istenildiğini, inşaatın bulunduğu noktada bırakılması gerektiğini, bu nedenle davalıların inşaattan el çekmesi ve müvekkilinin zararlarının artmasının önüne geçilmesi gerektiğini, davanın el atmanın önlenmesi davası olmadığı gerekçesiyle tedbir talebinin reddi hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin feshi talebinin, esasen el atmanın önlenmesi talebini de içerdiğini, dava sonunda sözleşmenin feshinin aksi bir karar çıkmayacağını, davanın yasal zorunluluk nedeniyle açıldığını belirterek, yerel mahkemenin tedbir talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında 19/08/2014 tarihli noterden düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiştir. Davacı arsa sahibi; davalılar ise yüklenicidir. Davacı tarafça davalılara gönderilen 05/08/2017 tarihli ihtarname ile, inşaatın süresinde bitirilmedi...