Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, davalı siteye ait bloklarda Cephe, Çatı ve Ek İşler yapılması işi nedeniyle eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili ile teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiği iddiasına dayalı olarak maddi ve manevi zararın tahsili talebine ilişkin olup, davalının gösterilecek banka hesaplarına ihtiyati tedbir uygulanmasına yönelik davacı talebi mahkemece, 21/12/2017 tarih, 2017/1096 Esas, sayılı ara kararı ile talebin yargılamayı gerektirmesi gerekçesiyle reddine dair verilen karar davacı vekilince...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2018/592 KARAR NO : 2018/439 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2017 NUMARASI : 2017/1096 Esas, DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 24/04/2018 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, davalı siteye ait bloklarda Cephe, Çatı ve Ek İşler yapılması işi nedeniyle eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili ile teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiği iddiasına dayalı olarak maddi ve manevi zararın tahsili talebine ilişkin olup, davalının gösterilecek banka hesaplarına ihtiyati tedbir uygulanmasına yönelik davacı talebi mahkemece, 21/12/2017 tarih, 2017/1096 Esas, sayılı ara kararı ile talebin yargılamayı gerektirmesi gerekçesiyle reddine dair verilen karar davacı vekilince usulünce istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinafında özetle, müvekkili yüklenici şirketin sözleşme konusu işi tamamladığı halde davalının teslim almaktan imtina ettiğini ve nihayetinde müvekkiline ait teminat mektubunu da haksız olarak nakde çevirdiğini, üzerine tedbir konulması talep edilen paranın nakde çevrilen bu teminat bedeli olduğunu belirterek kararın kaldırılarak tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyatı tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunmasıdır. HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, yaklaşık ispat kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında hakim, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar ve...