Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2019/784 · K. 2021/426
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2019/784 K. 2021/426

E. 2019/784K. 2021/4261 Nisan 2021
kredi sözleşmesiicra takibihak düşürücü süreitirazın iptaliteminat mektubuiadeyasal sürehacizzamanaşımı defiicra inkar tazminatıihtiyati haciziptal davasımirasçılık belgesitazminat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili davasında özetle; ...Bank ile dava dışı ...Mal.San ve Ticaret Ltd.Şti. arasında kredi sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmeleri davalının müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borçlusunun 30.000,00 TL tutarlı teminat mektubu verdiğini, mektubun paraya çevrildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ihtarname göndererek hesabın kat edildiğini, icra takibine başlandığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/784 KARAR NO : 2021/426 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2018 NUMARASI : 2016/1179E. 2018/525K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili davasında özetle; ...Bank ile dava dışı ...Mal.San ve Ticaret Ltd.Şti. arasında kredi sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmeleri davalının müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borçlusunun 30.000,00 TL tutarlı teminat mektubu verdiğini, mektubun paraya çevrildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ihtarname göndererek hesabın kat edildiğini, icra takibine başlandığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalıya dava ve tensip zaptının usulüne uygun tebliğ edildiği, süresinde cevap vermeyerek duruşmalara katılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davaya konu somut olayda daha önce ifade edildiği gibi kefaletin oluştuğu son tarih 14.08.1997 dir. Başka bir ifade ile TBK'nın 598. maddesindeki 10 yıllık süre, TBK'nın yürürlüğü girmesinden önce dolmuştur. Yasanın düzenleniş şekli ve öğretideki görüşler dikkate alındığında, 10 yıllık sürenin zamanaşımı süresi olmadığı, 10 yıllık sürenin geçmesi ile kefaletin kendiliğinden ortadan kalktığı kabul edilmelidir.Bu sürenin hak düşürücü süre mi yoksa kefaletten kaynaklanan talep hakkının, süreye bağlı bir hak mı olduğu hususu tartışmalı ise de her iki halde de sonucun değişmeyeceği, zira kefaletteki 10 yıllık sürenin, hak düşürücü süre olduğu kabul edildiğinde 6101 sayılı Kanunun 5. maddesinin doğrudan, süreye bağlı hak olduğunun kabulü halinde ise aynı Kanunun 6. maddesi yollamasıyla dolaylı olarak uygulanması gerektiği, bu nedenle Mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği açıktır.Somut uyuşmazlıkta icra takibinin 27/04/2015 tarihinde başlatıldığı, TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce 10 yıllık sürenin geçmesi sebebiyle kefaletin TBK'nin 598/3. maddesi gereğince kendiliğinden ortadan kalktığı, 6101 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince ek sürenin de 01/07/2013 tarihi itibariyle dolduğu, bu nedenle davanın reddine karar vermek gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Davalı yargılama aşamasında kendisini vekille temsil ettirmemiş olmakla birlikte son karar duruşmasından önce davalı vekilinin dosyaya vekaletname sunduğu görülmekle birlikte, yargılamanın yasa değişikliği öncesi yazılı yargılama usulüyle sürdüğü tarihte davacıya yapılan u...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 125

c. Seçimlik haklar

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2019/786 · K. 2021/427

1 Nisan 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2019/879 · K. 2021/487

15 Nisan 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2019/784 · K. 2021/426

1 Nisan 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2019/878 · K. 2021/484

15 Nisan 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2019/722 · K. 2021/208

18 Şubat 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2019/726 · K. 2021/786

25 Mayıs 2021