Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 09.02.2011 tarihli acentelik sözleşmesinin davalı tarafça 06.10.2015 tarihli ihtarnamesi ile 3 ay önceden haber verilmek suretiyle feshedildiğini, fesih gerekçesi olarak, satış hedeflerinin gerçekleştirilememesi ve performans eksikliği ve iyileştirme görülmemiş olması gösterildiğini, oysa ki, müvekkilinin 2011 yılından sonra 2012 ve 2013 yılında üretimini artırarak hedeflerini gerçekleştirdiğini, 2014 yılında ise sektörel bazda küçülme yaşandığını, ayrıca davalının uyguladığı satış ve fiyat politikasının da...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/30 KARAR NO : 2018/504 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/06/2017 NUMARASI : 2016/128- 2017/595 E.K DAVANIN KONUSU : Tazminat Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 09.02.2011 tarihli acentelik sözleşmesinin davalı tarafça 06.10.2015 tarihli ihtarnamesi ile 3 ay önceden haber verilmek suretiyle feshedildiğini, fesih gerekçesi olarak, satış hedeflerinin gerçekleştirilememesi ve performans eksikliği ve iyileştirme görülmemiş olması gösterildiğini, oysa ki, müvekkilinin 2011 yılından sonra 2012 ve 2013 yılında üretimini artırarak hedeflerini gerçekleştirdiğini, 2014 yılında ise sektörel bazda küçülme yaşandığını, ayrıca davalının uyguladığı satış ve fiyat politikasının da büyüme ve küçülmede en önemli faktör olduğunu, ayrıca yargı kararlarında prim artışının azlığının geçerli bir fesih sebebi olarak sayılmadığını, sözleşmenin haksız nedenle feshedildiğini, müvekkili vasıtasıyla davalıya kazandırılan müşterilerden davalının gelir etmeye devam edeceğini, müvekkilinin TTK.nın 122. maddesinde düzenlenen denkleştirme tazminatına hak kazandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000 TL denkleştirme tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, acentenin portföyü geliştirme borcunun bulunduğu, acente üretiminin benzer durumdaki acentelerin normal üretimlerinin altına düştüğünü, ihtara rağmen acentenin üretimini makul bir süre içerisinde tekrar beklenen/taahhüt edilen düzeye çıkaramadığını, bu nedenlerin sözleşmesinin feshi bakımında haklı bir sebep oluşturduğunu, davacının portföy tazminatı talep hakkı olduğu düşünülse dahi müvekkili şirkete kazandırdığı müşterilerin biten sigorta sözleşmelerini yenilemeye devam ettirdiklerini ve söz konusu müşterilerin davacının kendi çabası ile kazandırdığını ispat etmek zorunda olduğunu, bu bağlamda fesihten sonra sadece 464734214 nolu sigorta poliçesinin yenilendiği, bunun da müvekkili şirketin acentenin feshinden sonra önemli menfaatler elde etmediğini gösterdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının fesih gerekçelerinin somut herhangi bir delile dayanmadığı, kaldı ki davalının fesihten önce davacı acenteye makul bir süre vermediği, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle feshedilmediği, sözleşmeden sonra davalı ... şi...