Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin şahıs firması sahibi olup, davalı banka nezdinde kredili mevduat hesabının bulunduğunu, kredili mevduat hesabında herhangi bir gecikmesinin olmamasına rağmen davalı bankanın hatası sebebi ile 15.01.2016 tarihli Findeks raporunda, 13.01.2016 tarihli 4.045,00 TL gecikmede borç olarak işlendiğini, bundan dolayı müvekkilnin kredi notunun az riskli seviyesine düştüğünü, hatanın düzeltilmesi hususunda davalıya bildirimde bulunulmuş ise de, kredi risk durumunun 2016 yılından Aralık 2015 yılına kaydırıldığını, sorunun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/33 KARAR NO : 2018/530 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2017 NUMARASI : 2016/300 -2017/871 E.K DAVANIN KONUSU : Tazminat Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin şahıs firması sahibi olup, davalı banka nezdinde kredili mevduat hesabının bulunduğunu, kredili mevduat hesabında herhangi bir gecikmesinin olmamasına rağmen davalı bankanın hatası sebebi ile 15.01.2016 tarihli Findeks raporunda, 13.01.2016 tarihli 4.045,00 TL gecikmede borç olarak işlendiğini, bundan dolayı müvekkilnin kredi notunun az riskli seviyesine düştüğünü, hatanın düzeltilmesi hususunda davalıya bildirimde bulunulmuş ise de, kredi risk durumunun 2016 yılından Aralık 2015 yılına kaydırıldığını, sorunun düzeltilmediğini, müvekkilinin kredi başvurularından red yanıtı aldığını, ticari anlamda zor bir süreç yaşadığını, ailevi durumunun olumsuz etkilendiğini ileri sürerek 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının kredili mevduat hesabı limitini aştığını, müvekkili banka alacağının muaccel hale geldiğini, bu nedenle kredi kayıt bürosuna yapılan bildirimin hatalı veya haksız olarak nitelendirilemeyeceğini, tazminat talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı ile davalı banka arasında bankacılık işlemi sözleşmesi bulunduğu, davalının olmayan bir gecikme bildirimini davacının kayıtlarında göstermesinin bir sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği değerlendirilebilirse de, davacının kişilik hakkının zedelendiğine dair bir delil bulunmadığı, böylece manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kredi talepleri hakkında banka uygulamalarının ve bankalarla yapılan mailerin gözetilmediğini, davalı bankanın işleminin hatalı olduğunun sabit olduğunu, hatanın fark edildiğinde gerekli başvuruların yapıldığını, bozulan sicil nedeniyle ticari hayatın zedelendiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE Davacı, davalı bankanın hatalı işleminden dolayı kredi notunun düştüğünü ve bu nedenle kredi başvurularından olumlu yanıt alamadığını, ticari ve ailevi hayatının olumsuz etkilendiğini iddia etmiş, davalı banka ise, davanın reddi...