İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin %25'şer oranında ortakları olduklarını, şirketin en son genel kurulu 01/11/2012 yılında yapılmış olup bu tarihten üç sene sonra genel kurulun ve imza sirkülerinin yenilenmesinin gerekmekte olduğunu, ancak davalıların genel kurullara katılmaması ve tamamen imzalardan imtina etmeleri nedeniyle hiçbir şekilde genel kurulun yapılamadığını, bu nedenle şu an şirket imza yetkilisinin de bulunmadığını, şirketin tüm ortaklarının kardeş olduğunu ve hepsinin birbirleriyle husumetlerinin ve davalarının olduğunu, bu nedenle 6102 sayılı TTK'nın 530. maddesi gereği şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi talebiyle mahkemeye başvurma gereğinin doğduğunu ileri sürerek,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2298 Esas KARAR NO: 2021/1757 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2018/9 Esas - 2019/664 Karar TARİH: 19/06/2019 DAVA: Şirketin Feshi KARAR TARİHİ: 02/12/2021 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin %25'şer oranında ortakları olduklarını, şirketin en son genel kurulu 01/11/2012 yılında yapılmış olup bu tarihten üç sene sonra genel kurulun ve imza sirkülerinin yenilenmesinin gerekmekte olduğunu, ancak davalıların genel kurullara katılmaması ve tamamen imzalardan imtina etmeleri nedeniyle hiçbir şekilde genel kurulun yapılamadığını, bu nedenle şu an şirket imza yetkilisinin de bulunmadığını, şirketin tüm ortaklarının kardeş olduğunu ve hepsinin birbirleriyle husumetlerinin ve davalarının olduğunu, bu nedenle 6102 sayılı TTK'nın 530. maddesi gereği şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi talebiyle mahkemeye başvurma gereğinin doğduğunu ileri sürerek, kârdan pay alma hakları saklı kalmak kaydıyla şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesine ve bu durum düzeltilemezse mahkemece kanuni gereklerin yerine getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, yasal sürede davaya cevap vermemiştir.Davalı şirketi en son temsile yetkili olanların davacı ve davalı konumunda olmaları nedeniyle şirketi temsil etmek üzere kayyım atanmış, kayyım tarafından davanın esasına ilişkin beyanda bulunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 19/06/2019 tarih ve 2018/9 Esas 2019/664 Karar sayılı Kararı ile; " Davacılar ile davalıların aynı zamanda davalı şirketi temsile yetkili kişiler oldukları anlaşıldığından bu davada şirketi temsil etmek üzere kayyım tayin edilmiştir. Yasanın aradığı koşulların mevcut olduğu kabul edilerek davalı şirketin son yönetim kurulu üyelerinin duruşmada hazır olmaları için davetiye tebliğ edilmiş, katılan ..., ... ve ...'ya şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmek, şirketin genel kurulunu yapıp yönetim kurulunu oluşturmak üzere TTK 530/1 maddesi uyarınca 3 aylık süre verilerek süre sonunda şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmemesi halinde fesih kararı verilebileceği bildirilmiş ancak sonuç alınamamıştır. Bunun üzerine aynı görev şirket için tayin olunan kayyıma verilmiş kayyım sunduğu 13/02/2019 tarihli rapor ile ortakların toplantıya katılmaması nedeniyle toplantının yapılamadığını, şirket organlarının oluşturulamadığını bildirmiştir. TTK 530 maddesinde öngörülen tüm işlemler yapıldığı halde davalı şirketin durumu kanuna uygun hale getirilemediğinden davanın şirket yönünden kabulü ile şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilm...