DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/02/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ve davalının 2014 yılında ... A.Ş ünvanı ile şirket kurduklarını, taraflar arasında uyuşmazlık çıktığını, davalının müvekkili tarafından teminat olarak kullanılmak üzere verilen senedi takibe koyduğunu, kıymetli maden alım satımında ticari örf gereği teminat kullanıldığını, senedin de bunun için verilmiş olduğunu, hatır senedi olduğundan iptali gerektiğini, taraflar arasında şirket feshi davası görüldüğünü, gerçek bir kambiyo ilişkisinin varlığını ispat yükünün davalıda olduğunu, müvekkilinin 200.000,00 USD bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline, kötü niyet tazminatına...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/772 KARAR NO: 2022/220 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2017 NUMARASI: 2016/856 E. 2017/1382 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/02/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ve davalının 2014 yılında ... A.Ş ünvanı ile şirket kurduklarını, taraflar arasında uyuşmazlık çıktığını, davalının müvekkili tarafından teminat olarak kullanılmak üzere verilen senedi takibe koyduğunu, kıymetli maden alım satımında ticari örf gereği teminat kullanıldığını, senedin de bunun için verilmiş olduğunu, hatır senedi olduğundan iptali gerektiğini, taraflar arasında şirket feshi davası görüldüğünü, gerçek bir kambiyo ilişkisinin varlığını ispat yükünün davalıda olduğunu, müvekkilinin 200.000,00 USD bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevli olmadığını, senedin şirketle ilgisi bulunmadığını, para borcuna karşılık alındığını, hatır senedi olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Davacının davalıya 200.000,00 USD tutarlı bono tanzim edip verdiği sabit olup, uyuşmazlığın bononun teminat-hatır senedi olarak verilip verilmediğine ilişkin olduğu, Davacı vekilinin ıslah dilekçesinde; davaya konu senedin hatır senedi olarak düzenlenmesinden sonra, söz konusu senedin davalı tarafından şirket kasasından hile yolu ile alındığı ve haksız olarak icra takibine konu edildiğini ileri sürdüğü, Takip ve davaya konu senedin bono vasfında olduğundan, mücerretlik ilkesinin geçerli olduğu, davacının hatır senedi olarak düzenlendiğini, teminat olarak verildiğini kesin delillerle kanıtlaması gerektiği, bu konuda yazılı delil sunulmamış olduğu, dava konusu bonoda davalının lehtar olarak adının bulunduğu dikkate alındığında, ıslah dilekçesi ile ileri sürülen "davalı tarafından hileyle ele geçirildiği" iddiasının dinlenemeyeceği, davacının davaya konu iddialarını kanıtlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından yemin teklif hakkının hatırlatıldığı, davacı tarafça davalıya yemin teklif edildiği, davalının usulüne uygun yemin ederek, davaya konu senedin nakit karşılığı alındığını, hatır senedi olmadığını beyan ettiğinden, kanıtlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1- Dosyaya ibraz edilen 27/04/2017 tarihli dilekçe ile davanın tamamen ıslah edildiğini, HMK'nın 179 . maddesinde açıkça ıslahın, yapıldığı andan itibaren daha önce yapılan bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılacağı sonucunu doğuracağını belirttiğinden ve 27/0...