MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 16.04.2019 NUMARASI: 2016/530 Esas - 2019/455 Karar DAVA: Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklı Cezai Şart Alacağının Tahsili İçin Başlatılan Takibe Vaki İtirazın İptali Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın davalı şirket yönünden reddine, davalı gerçek kişi yönünden kabulüne dair verilen hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; para alacaklarına ilişkin bu davanın İstanbul Anadolu Mahkemelerinde ve icra dairesinde açılmasının doğru olduğunu, taraflar arasında bir simsarlık sözleşmesinin bulunduğunu, satışların yapıldığı tarih itibariyle davalı savunmasının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1945 KARAR NO: 2022/335 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 16.04.2019 NUMARASI: 2016/530 Esas - 2019/455 Karar DAVA: Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklı Cezai Şart Alacağının Tahsili İçin Başlatılan Takibe Vaki İtirazın İptali Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın davalı şirket yönünden reddine, davalı gerçek kişi yönünden kabulüne dair verilen hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; para alacaklarına ilişkin bu davanın İstanbul Anadolu Mahkemelerinde ve icra dairesinde açılmasının doğru olduğunu, taraflar arasında bir simsarlık sözleşmesinin bulunduğunu, satışların yapıldığı tarih itibariyle davalı savunmasının aksine, son bulmuş/feshedilmiş bir sözleşme olmadığını, feshin tarafların rızası ile veya mahkemeden alınacak bir hüküm ile meydana gelebileceğini, davalılardan ...'nin ortağı olduğu diğer davalı şirketin unvanını kullanmadan 24.5.2013 tarihinde tanzim ve imza edilen sözleşme ile davacı tarafa 27.5.2013 tarihinden itibaren 180 günlük yetki vermiş olduğu sözleşmede, bu altı aylık yetki süresi dolmadan, davacının devre dışı bırakılarak kendi buldukları kişilere taşınmazların bizzat satıldığını, buna göre sözleşmede kararlaştırılan maddelere aykırı davranıldığını, davalının ödemeyi taahhüt ettiği hizmet bedelinin ödenmemesi üzerine davalılar hakkında icra takibi yapıldığını, tellallık sözleşmesine aykırı davranılması sebebiyle sözleşmede gösterilen fiyat ve daire listesinde gösterilen 1.084.62,00 TL'nin %6'sını talep hakkının doğduğunu, taşınmazların tümünün ...'nin olmadığını, diğer davalı şirketin mülk sahibi olduğunu, ...'nin ise şirketin ortağı ve temsile yetkili iki kişiden biri olduğunu, şirket ile hukuki ve fiili bir bağının bulunduğunu, simsarlık sözleşmesine onay/icazet verdiğini, bu nedenle simsarlık ücretinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini, taşınmaz sahibi gibi hareket edip imza atan müşterinin bu sözleşmeden şahsen sorumlu tutulacağını, başkalarına ait taşınmazlar yönünden bu tür simsarlık sözleşmesi yapılamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, simsara verilen satış yetkisi süresi henüz dolmadan önce sözleşmeye konu edilen taşınmazın sözleşmede imzası bulunmayan malik olan kişi tarafından üçüncü şahıslara satılması halinde dahi simsar ile (şirketin ünvanını kullanmadan) sözleşme yapan kişi malik olmasa da sözleşmede kararlaştırılan oranda tellala ödenecek ücretten ve varsa cezai şarttan şahsen ve müteselsilen sorumlu olacağını, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının icra takibine vaki itirazının haksız olduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin dev...