Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait Gebzedeki taşınmazın satışı hususunda taraflar arasında 17.10.2016 tarihli 120 gün süreli Gayrimenkul Aracılık Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 6. maddesinde sözleşmenin sona ereceği tarihten 15 gün öncesine kadar taraflar yazılı bildirimde bulunmadığı takdirde sözleşmenin aynı koşullarda ve aynı süre için uzayacağının öngörüldüğünü, sözleşmenin imzalanması ile birlikte müvekkilinin taşınmazın satışı için aracılık faaliyetine başladığını, internet sitelerinden satış ilanları yayınladığını, sms ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1945 KARAR NO: 2021/1071 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2018/253 Esas - 2020/185 Karar TARİHİ: 03/03/2020 DAVA: Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait Gebzedeki taşınmazın satışı hususunda taraflar arasında 17.10.2016 tarihli 120 gün süreli Gayrimenkul Aracılık Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 6. maddesinde sözleşmenin sona ereceği tarihten 15 gün öncesine kadar taraflar yazılı bildirimde bulunmadığı takdirde sözleşmenin aynı koşullarda ve aynı süre için uzayacağının öngörüldüğünü, sözleşmenin imzalanması ile birlikte müvekkilinin taşınmazın satışı için aracılık faaliyetine başladığını, internet sitelerinden satış ilanları yayınladığını, sms ve e-posta yolu ile taşınmazın satışta olduğunu birçok firmaya duyurduğunu, tarafların sözleşmenin sona ereceği 14.02.2017 tarihinden 15 gün öncesine kadar yenilememe konusunda yazılı bildirimde bulunmadıklarını, dolayısıyla sözleşmenin kendiliğinden 120 gün daha 15.06.2017 tarihine kadar uzadığını, davalının 30/03/2017 tarihli e-posta bildirimi ile sözleşmeyi süresinin dolması ve bu süre zarfında satışın gerçekleşmemesi nedeniyle feshettiğini bildirdiğini, davalının 13.04.2017 tarihinde taşınmazı sattığının anlaşıldığını, sözleşme hükümleri gereğince davalının müvekkiline her halükarda hizmet bedeli ve cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, sözleşmenin 5.8 maddesinde davalının taahhüdüne aykırı davranması halinde müvekkiline hem sözleşmede belirlenen ücretin tamamını hem de ücret bedeli kadar cezai şartı ödeyeceğinin öngörüldüğünü, bu nedenle davalıdan sözleşmede öngörülen satış bedelinin % 2 + KDVsi olan 200.600 TL hizmet bedeli ile bu bedel kadar cezai şart olmak üzere toplam 401.200 TL talep etmeye hakkı bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000 TL hizmet bedeli ve 10.000 TL cezai şart olmak üzere toplam 20.000 TLnin 03.08.2017 fesih bildirimi tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; öncelikle usule ilişkin itirazlarının bulunduğunu, Mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle öncelikle görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiş ve esas yönünden ise; taraflar arasında 17.10.2016 tarihinde imzalanan Gayrimenkul Aracılık Sözleşmesinin, davacının 19.01.2017 tarihinden sonra taşınmazın satışına yönelik faaliyet göstermemesi sebebiyle müvekkili tarafından...