DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/06/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin 1944 doğumlu olup davalı ile 2010 yılında tanıştıklarını, taraflar arasında 2012 yılında duygusal yakınlık oluştuğunu, davalının hamile olduğunu, bu durumun duyulmasını istemiyorsa nakit ya da senet vermesini istediğini, müvekkilinin toplumda küçük düşmemek için çaresizce dava konusu senedi imzalamak zorunda kaldığını, senede ciro edilemez şerhinin yazıldığını, müvekkilinin bu arada davalıya sürekli nakit ödemeler yaptığını, konuyla ilgili hazırlık soruşturmasının bulunduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/4736 Esas KARAR NO : 2020/953 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/07/2017 NUMARASI : 2016/1209 2017/706 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/06/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin 1944 doğumlu olup davalı ile 2010 yılında tanıştıklarını, taraflar arasında 2012 yılında duygusal yakınlık oluştuğunu, davalının hamile olduğunu, bu durumun duyulmasını istemiyorsa nakit ya da senet vermesini istediğini, müvekkilinin toplumda küçük düşmemek için çaresizce dava konusu senedi imzalamak zorunda kaldığını, senede ciro edilemez şerhinin yazıldığını, müvekkilinin bu arada davalıya sürekli nakit ödemeler yaptığını, konuyla ilgili hazırlık soruşturmasının bulunduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu senedin birlikteliğin karşılığı ve müvekkilinin gönlünü almaya yönelik olarak verildiğini, davacının eğitimli bir kişi olup senedin ne anlama geldiğini bildiğini, vadesinde ödenmeyince takibe konulduğunu, yapılan düzenli ödemelerin senedin rızayla verildiğini gösterdiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre; senedin zorla verildiği iddiasının ispatlanamadığı, taraf beyanları ve hazırlık soruşturmasındaki davalı beyanlarından senedin taraflar arasındaki birlikteliğin devamı ve yaş farkının gözardı edilmesi için hediye olarak verildiği, taraflar arasında gayrı meşru bir birliktelik bulunduğu, senedin 6098 sayılı TBK'nun 27/1 maddesi gereğince geçersiz olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf sebebi olarak; tarafların geçmişte birlikte çalıştıklarını, müvekkilinin davalıya kazanç sağladığını, babasından aldığı 30.000,00 TL'yi davacıya borç verdiğini, davacının müvekkilini kendisine muhtaç edip, taciz, tecavüz ve darp neticesinde senedi vermek durumunda kaldığını, duygusal yakınlık sonucu verdiğini, senedin tanzim tarihinin 01/03/2012, vade tarihinin 31/12/2012 olup 2012-2013-2014-2015 yıllarında belirli aralıklarla müvekkiline ödemeler yaptığını, bu durumun davacının senedi rızasıyla verdiğini gösterdiğini ,kabul anlamına gelmemek kaydıyla hata, hile ve ikrara dayalı davaların (1) yıllık hak düşürücü sürede yapılması gerektiğini, davanın bu sürede açılmadığını, yine ahlaka aykırı bir nedenle verilen şeyin geri istenemeyeceğini, Yargıtay 13.HD'nin bu yönde bir kararı bulunduğunu, senedin düzenleme konusunda tanıklık yapacak kimsenin bulunmadığını, davacı ve davalı asılların duruşmaya çağrılıp dinlenmeden karar verilmesin...