Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkilinin otomatik kapı sistemleri konusunda faaliyet gösterdiğini, davalının otelin kurulmasından önce otelin yerinde bulunan outlet binasının kapılarını yaptığını, davalı şirket müvekkilini 2012 yılında tekrar arayarak outlet yerine otel yapıldığını ve yeniden otomatik kapı sistemlerinin yapılması, montaj ve sair işlemler için hizmet talebinde bulunduğunu, müvekkilinin 2012-2013 yıllarında davalı otel inşaatının bulunduğu adrese giderek outlet binasının yıkıldığını ve müvekkilin daha önce taktığı kapıların kapalı bir alana atılır gibi kaldırıldığı görülerek tarafların inşaatın tamamlanan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/499 KARAR NO : 2020/558 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/12/2017 NUMARASI : 2016/631 Esas, 2017/1102 Karar, DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 09/06/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkilinin otomatik kapı sistemleri konusunda faaliyet gösterdiğini, davalının otelin kurulmasından önce otelin yerinde bulunan outlet binasının kapılarını yaptığını, davalı şirket müvekkilini 2012 yılında tekrar arayarak outlet yerine otel yapıldığını ve yeniden otomatik kapı sistemlerinin yapılması, montaj ve sair işlemler için hizmet talebinde bulunduğunu, müvekkilinin 2012-2013 yıllarında davalı otel inşaatının bulunduğu adrese giderek outlet binasının yıkıldığını ve müvekkilin daha önce taktığı kapıların kapalı bir alana atılır gibi kaldırıldığı görülerek tarafların inşaatın tamamlanan kısımları için kapı sistemlerinin uygulanmasına geçilmesi hususunda anlaştıklarını, depoya kaldırılan 15 adet kapının incelenerek maliyeti düşürmek için 6 tanesinin onarım ile kullanılabileceğini ifade ettiğini, onarılacak 6 kapıya ilave davalı tarafın 4 yeni kapı uygulaması siparişi verdiğini, eskiye dayalı güven ilişkisi nedeniyle yazılı sözleşme yapılmadığını, inşaat ilerledikçe otomatik kapı uygulamaları yapılmış tadili kararlaştırılan kapılar da onarılarak montajının sağlandığını, faturaya söz konusu ürünlerin şantiye ortamından dolayı oluşan çizilme ve kırılmalara karşı bedel alınmaksızın 5 adet servis formuyla değişim ve servis hizmeti verildiğini, yaşanan 3,5 yıllık süreçte davalının talep ettiği tüm işlerin eksiksiz tamamlandığını, ihtilafa rağmen 30.01.2016 tarihinde tüm kapıların periyodik bakım ve ayarlarının da yapıldığını, 2015 yılı Mayıs ayından itibaren davalıdan tahsilat yapamadıkları, davalının bir süre idare edilmesi ricasında oldukları ve bu konuda davalı şirket sahibi asistanının göndermiş olduğu SMS görüntülerinin dilekçe ekinde olduğunu, zamanla firma sahibi ve asistanının telefonlara da çıkmadığını, fatura kesilmesi için fatura bilgilerini de paylaşmadıklarını, bu konuda e-posta ile bilgi istenmesine rağmen cevap alınamadığını fakat kendi imkanları ile fatura bilgilerini temin ederek davalıya faturanın kargo ile gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine 29.03.2016 tarihinde noter ihtarı ile borç ödemesinin tekrarlandığını, ihtarnamenin 06.04.2016 tarihinde davalıya tebliğ edilerek davalının temerrüde düşürüldüğünü, davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu şirketin %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini tal...