İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirket ile davalı arasında 01.08.2011 tarihli 5 yıl süreli istasyonlu bayilik sözleşmesi yapıldığını, ancak davalı şirket tarafından 19.06.2015 tarihinde gönderilen ihtarname ile uygulanan ticari koşulların rekabetçi fiyatlarla satış yapılmasına imkan vermemesi nedeniyle pazardaki büyümeye rağmen satışların artırılmaması ve ilaveten piyasa koşullarında oluşan olumsuzluklar ve ürün fiyatlarının yüksekliği nedeniyle kar marjının daraldığını bu nedenle sözleşmenin 01.07.2015 tarihi itibariyle fesih edildiğini ifade ettiklerini, sözleşmenin 5 yıllık olup henüz fesih koşullarının oluşmadığını, davalının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, sözleşmenin feshi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1938 Esas KARAR NO : 2020/548 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİH: 04/06/2018 NUMARASI : 2015/885 Esas - 2018/540 Karar DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/05/2020 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirket ile davalı arasında 01.08.2011 tarihli 5 yıl süreli istasyonlu bayilik sözleşmesi yapıldığını, ancak davalı şirket tarafından 19.06.2015 tarihinde gönderilen ihtarname ile uygulanan ticari koşulların rekabetçi fiyatlarla satış yapılmasına imkan vermemesi nedeniyle pazardaki büyümeye rağmen satışların artırılmaması ve ilaveten piyasa koşullarında oluşan olumsuzluklar ve ürün fiyatlarının yüksekliği nedeniyle kar marjının daraldığını bu nedenle sözleşmenin 01.07.2015 tarihi itibariyle fesih edildiğini ifade ettiklerini, sözleşmenin 5 yıllık olup henüz fesih koşullarının oluşmadığını, davalının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, sözleşmenin feshi nedeniyle sonuna kadar geçecek 13 ay yönünden kar mahrumiyetlerinin bulunduğunu 366.263,74 TL KDV dahil bu bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine masraf ve ücreti vekalete karar verilmesi talep ve dava olunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, zaman aşımı definde bulunduklarını, sözleşmenin ekonomik sebeplerle haklı nedenle feshedildiğini, haksız davanın reddine, müvekkilin adresi dikkate alındığında İstanbul mahkemelerinin yetkili olmayıp Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu nedeniyle önce yetki ve esasen de davanın reddine karar verilmesi istenilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 04/06/2018 tarih ve 2015/885 Esas - 2018/540 Karar sayılı kararında; "Dosyada davalı tarafça ekonomik nedenlere dayalı olarak sözleşmenin sona erdirildiğinin ifade edildiği, ancak sözleşmede bayi tarafından belirli süreli bayilik sözleşmesinin süresinden önce tek taraflı irade beyanı ile herhangi bir nedene dayanarak veya nedensiz olarak olağan ve olağan üstü fesih imkanı ile sona erdirebileceğine ilişkin bir hükmün bulunmadığı, bu koşullarda tarafların basiretli bir tacirden beklenen özeni göstermesi gerektiği, sözleşmenin 20 ve 32. maddeleri incelendiğinde sözleşmenin haksız feshi halinde ileriye dönük kar mahrumiyetinin ödeneceği tarafların imzaları ile karar altına alındığı, incelenen kayıtlarda davalının yapmış olduğu satışların defterlerinin denetlenmesi ile bir önceki yıla nazaran % 6 oranında artış gösterdiği ve bunun da kar artışı anlamına geldiği feshe dayalı ekonomik nedenin bu koşullarda haklı fesih olarak nitelendirilmesinin düşünülemeyeceği ve her iki tarafın da karşılıklı serbest iradeleriyle yapmış oldukları 2011 yılında düzenlene...