İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin davalı bankaya duyduğu güven neticesinde büyük miktardaki birikimlerini, müşterilere sunulan çeşitli yatırım araçlarını kullanarak değerlendirmek üzere emanet ettiğini, ancak davalı bankanın gerek dürüstlük kuralları, gerek etik ilkeleri ve bankacılık mevzuatına aykırı hareket ederek müvekkilinin ekonomik hedeflerini, yatırım amaçlarını, risk ve getiri tercihlerini dikkate almaksızın müvekkilini bankanın kendi menfaatleri doğrultusunda bilinçli bir şekilde yanlış yönlendirdiğini, davalı bankanın risk faktörü çok yüksek olan yatırım enstrümanlarını söz konusu ürünlerin özellikleri ve muhtemel riskleri hakkında yanlış yönlendirerek pazarladığını ve bir anlamda bu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/108 KARAR NO : 2018/1235 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2013/134 Esas 2017/562 Karar TARİH : 12/07/2017 DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 12/12/2018 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin davalı bankaya duyduğu güven neticesinde büyük miktardaki birikimlerini, müşterilere sunulan çeşitli yatırım araçlarını kullanarak değerlendirmek üzere emanet ettiğini, ancak davalı bankanın gerek dürüstlük kuralları, gerek etik ilkeleri ve bankacılık mevzuatına aykırı hareket ederek müvekkilinin ekonomik hedeflerini, yatırım amaçlarını, risk ve getiri tercihlerini dikkate almaksızın müvekkilini bankanın kendi menfaatleri doğrultusunda bilinçli bir şekilde yanlış yönlendirdiğini, davalı bankanın risk faktörü çok yüksek olan yatırım enstrümanlarını söz konusu ürünlerin özellikleri ve muhtemel riskleri hakkında yanlış yönlendirerek pazarladığını ve bir anlamda bu ürünleri satın almaya zorladığını, müşterilerden almakla yükümlü olduğu "bireysel müşteriler için müşteri tanıma formu" adlı formları doldurtmadan sadece usulen imza aldığını, bankanın basiretli tacir gibi davranma ilkesine, SPK mevzuatına ve vekaleten iş görme hükümlerine açıkça aykırı hareket ederek müvekkiline talep ettiği bilgilerde saydamlığı sağlamadığını ve bu suretle müvekkilinin uğradığı zarar meblağını gizlemeye çalıştığını, müvekkilinin 2010 yılı Ekim- Kasım ayından itibaren hesaplarında ciddi meblağda azalma olduğunu fark etmesi üzerine yapılan incelemede müvekkilinin talimatı olmaksızın banka tarafından hesaplarında yapılan pek çok işlemin mevcut olduğunu tespit ettiklerini, bankanın müşterisinden habersiz yaptığı bu sayısız oynamayı gizlemek için işlemler yapıldıktan sonra müvekkilinden toplu olarak işlemlerle ilgili imza aldığını böylece bankacılık mevzuatına aykırı davrandığını, bankanın "hedge fon" olan ve İstanbull fon adındaki serbest fonunu yasak olmasına rağmen yüksek getiri garantisi vererek pazarladığını, bu fonun muhtemel riskleri hakkında müşterilerini tamamen yanlış yönlendirerek pazarladığını,, müvekkilinin Aralık 2010 tarihinde ısrarla söz konusu fondan çıkma talimatına uymayarak gerekli işlemleri yapmadığını ve 3 ay daha müvekkilinin bu fonda kalmasına neden olduğunu, yine son derece yüksek riskli opsiyon işlemlerinin banka tarafından eksik ve yanlış bilgi verilmek suretiyle müvekkiline kabul ettirildiğini, bazı opsiyon işlemlerinden önce müvekkilinin iznine başvurulmadığını, bankanın yüksek risk faktörü bulunan pek çok yatırım aracını, müvekkiline hatalı ve yanlış bilgilerle ve yanlış yönlendirmelerle pazarladığını, bu işlemler hakkında hiç bir bilgisi olmayan müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu beli...