Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile müvekkilinin alt taşeron olarak dava dışı firmadan yapımını üstlendiği işlerde kullanılacak ürünlerin yapımının davalı tarafça üstlenildiğini, ancak davalının edimlerinin 67.000,00 TL'lik kısmını yerine getirmediğini belirterek, sözleşmenin davalı yan tarafından ihlalinin tespitiyle birlikte sözleşmenin feshine, buna müteakip davacının sözleşme ile yabancı para olarak kararlaştırılıp ödemesini gerçekleştirmiş bulunduğu miktarın dava açılış gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yabancı para olarak davalı yandan alınarak davacıya iadesine,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/2461 KARAR NO: 2021/1692 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/05/2021 NUMARASI: 2020/591 Esas, 2021/416 Karar, DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ:22/09/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile müvekkilinin alt taşeron olarak dava dışı firmadan yapımını üstlendiği işlerde kullanılacak ürünlerin yapımının davalı tarafça üstlenildiğini, ancak davalının edimlerinin 67.000,00 TL'lik kısmını yerine getirmediğini belirterek, sözleşmenin davalı yan tarafından ihlalinin tespitiyle birlikte sözleşmenin feshine, buna müteakip davacının sözleşme ile yabancı para olarak kararlaştırılıp ödemesini gerçekleştirmiş bulunduğu miktarın dava açılış gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yabancı para olarak davalı yandan alınarak davacıya iadesine, sözleşme davalı yan tarafından gereği gibi ifa edilmiş olsaydı müvekkili şirketin olabilecek durumu ile davalı yanın sözleşmeyi ihlalinden ötürü müvekkili şirketin uğramış bulunduğu aradaki menfi farkın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalı şirketin adresi Ümraniye ilçesinde olup, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, anlaşma gereğince teklif formunda belirtilen 23 adet sıcak su hazırlama istasyonu ve 23 adet kalorimetre üretilerek davacı tarafa teslimi, davacının ise 8.165 Euro + KDV olmak üzere toplamda 9.365 Euroyu 10.03.2020 tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden ödemesinin kararlaştırıldığını, sözleşme bedelinin 9.365 euro değil bu tutarın belirlenen tarihteki karşılığı olan 65.260,00 TL olduğunu, buna istinaden de ödemenin Türk Lirası üzerinden çek ile alındığını, davacı tarafından davaya konu sözleşmenin bedelinin ödenmesi ve dava dışı gerçekleşen ve gerçekleşecek alımlara istinaden cari hesaba kaydedilmek üzere davalıya, biri 72.000,00 TL bedelli, biri ise 35.000,00 TL bedelli, vadeli, iki adet çek verildiğini, buna istinaden davacının dava konusu dışında, 47.565,08 TL tutarında ürün alımı gerçekleştirdiğini, ürünlerin üretimi ve teslimi için sözleşme tarihinden itibaren 4-6 hafta vade öngörüldüğünü, müvekkili şirketçe süresinde üretim yapılmasına rağmen davacının teslim almada temerüde düştüğünü belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında teklif formu bulunduğu, ayrıca yetkili mahkemelerin belirlendiği bir sözleşme düzenlenmediği, davalının süresinde ve usulüne uygun yetki itirazında bulunduğu, satış sözleşmesi uyarınca para borcunu ifa, ödeme yükümlülüğü davacıya ait olmakla, HMK 10 ve TBK 89/1. maddeleri uyuşmaz...