İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bononun müvekkili tarafından tanzim edilmediğini, aksi kabul edilse bile kooperatifin yetkili kurullarınca alınmış bir borçlanma kararı olmadığından kooperatifin bu borçtan sorumlu tutulamayacağını, müvekkili kooperatifin 2007 yılında yönetim kurulu üyesi olan davalı ...'un yönetim kurulu başkanı ... ve ...'ya başvurarak ... kararı doğrultusunda bağlanan araçların açılabilmesi için kuruma başvuruda bulunabilmek için imzalı evrak talebinde bulunduklarını ve imzalı evrak aldığını, evrakın veriliş sebebinin asla borç senedi tanzil edilmesi olmadığını, evrak üzerinde...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2017/3552 Esas KARAR NO : 2018/1591 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2016 NUMARASI : 2012/192 2016/1376 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 06/07/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bononun müvekkili tarafından tanzim edilmediğini, aksi kabul edilse bile kooperatifin yetkili kurullarınca alınmış bir borçlanma kararı olmadığından kooperatifin bu borçtan sorumlu tutulamayacağını, müvekkili kooperatifin 2007 yılında yönetim kurulu üyesi olan davalı ...'un yönetim kurulu başkanı ... ve ...'ya başvurarak ... kararı doğrultusunda bağlanan araçların açılabilmesi için kuruma başvuruda bulunabilmek için imzalı evrak talebinde bulunduklarını ve imzalı evrak aldığını, evrakın veriliş sebebinin asla borç senedi tanzil edilmesi olmadığını, evrak üzerinde kriminolojik inceleme yapılması halinde durumun anlaşılacağını, evrak üzerindeki imzaların senette yer alan tanzim tarihinde atılmadığını, ayrıca kooperatif kayıtlarında da böyle bir borcun yer almadığını belirterek müvekkilinin bono ve takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacının iddialarının haksız olduğunu, iddiaların ispatlanması gerektiğini, dilekçe ekinde sundukları tutanak başlıklı belgede yer alan açıklamaya göre müvekkiline 100.000 YTL'lik 6 adet senet verildiğini, kooperatif yetkilileri tarafından müvekkiline iki hattın 300.000 TL'den satılması hususunda anlaşıldığını ve 6 adet 100.000 YTL'lik senet karşılığında bu bedelin alındığını, ancak kooperatif yöneticilerinin müvekkiline bu iki hattı vermedikleri gibi mevcut hatların da çalışmasını fiilen engellediklerini, bunun üzerine müvekkilinden kooperatifin 6 adet senedi geri istediğini, müvekkilinin de verdiği parayı talep ettiğini, tarafların karşılıklı anlaşması sonucu senetlerin kooperatifin vekiline tutanakla teslim edildiğini, kooperatif tarafından müvekkiline 17/01/2011 tarihinde takibe konu senedin düzenlenip verildiğini ve vade tarihi olan 15/06/2011 tarihinde kadar beklenmesinin sağlandığını, müvekkilinin bu tarihe kadar beklediğini, hatlara sıra verilmeyerek çalışamaz hale getirildiğini, müvekkilinin de senedi takibe koymak durumunda kaldığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; dava konusu senedin kambiyo senedi niteliğinde bulunduğu, senedin nakden kaydı ile düzenlendiği, davacı yanca 2006 yılında bağlanan araçların çözülmesi amacı ile senedin düzenlendiğinin iddia edilerek senet metninin talil edildiği, buna göre ispat külfetinin davacıda oldu...