DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)|İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/06/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, takibin dayanağının 07/04/2014 tarihli muavin defter dökümü olduğunu, buna göre müvekkilince davalıya iade edilen 28/02/2014 tarihli 49.409,90 TL bedelli satış vade farkı faturası ile 3.397,33 TL'lik mal bedeli olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin takip sırasında iade edilen fatura bedeli de dahil olmak üzere ödeme yaptığını belirterek davalıya 49.409,90 TL borçlu olmadığının tespitine, dosyaya yatan paranın bu miktar üzerinden ferileriyle birlikte hesaplanarak...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/4633 Esas KARAR NO: 2020/1085 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2017 NUMARASI: 2014/652 2017/356 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)|İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/06/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, takibin dayanağının 07/04/2014 tarihli muavin defter dökümü olduğunu, buna göre müvekkilince davalıya iade edilen 28/02/2014 tarihli 49.409,90 TL bedelli satış vade farkı faturası ile 3.397,33 TL'lik mal bedeli olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin takip sırasında iade edilen fatura bedeli de dahil olmak üzere ödeme yaptığını belirterek davalıya 49.409,90 TL borçlu olmadığının tespitine, dosyaya yatan paranın bu miktar üzerinden ferileriyle birlikte hesaplanarak istirdadına ve %20 oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, takibin itirazsız kesinleştiğini ve borcun ödenerek icra dosyasının infaz edildiğini, dolayısıyla bu takibe karşı dava açılamayacağını, ayrıca davacı tarafından ödenmiş bir para bulunmadığını, yapılan ödemenin İİK'nun 9.maddesi gereğince borçlu davacının borçtan mahsuben ... tarafından yapılmış bir ödeme olduğunu, ödeme yapan ... şirketiyle borçlu şirketin aynı adreste faaliyet gösteren aynı firmalar olduğunu, ayrıca taraflar arasında sac satımı bulunduğunu, ticari ilişkinin USD üzerinden işlediğini, ancak VUK gereği faturaların TL olarak düzenlendiğini, bu nedenle müvekkilinin kur farkı alacağı bulunduğunu, kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmelerden ödeme tarihindeki kur ile fatura tarihi arasındaki kur farkının KDV dahil fatura edileceğinin sözleşmelerle belirtildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; bilirkişi heyeti tarafından kök raporda, taraflar arasında kur farkı uygulanacağına dair sözleşme ve uygulama bulunmadığı yolunda görüş bildirildiği, ancak bilirkişilerden ...'ın 07/03/2017 tarihli dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede kur farkı tahakkuk ettirileceğinin hüküm altına alındığı, bu hususun gözden kaçırıldığının beyan edildiği, alınan ek raporda ise taraflar arasında kur farkı uygulanacağına dair sözleşme bulunduğu, faturalarda döviz karşılığının gösterildiği, buna göre kur farkının ödenmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; taraflar arasında kur farkı uygulanacağına dair bir sözleşme bulunmadığını ve uygulama da olmadığını, dosyada sözleşmenin mevcut olmadığını, bilirkişinin sözleşme olarak değerlendi...