Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket adına kayıtlı olan ... plakalı aracın terör örgütü tarafından gasp edildiğini, müvekkiline ait aracın gasp edildiği 04.08.2016 tarihinde ... A.Ş tarafından sigortalı olduğunu, aracın yasal kasko değeri olan 48.115,00-TL bedelin trafik poliçesinden talep edildiğini, ancak davalı ... tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmaması nedeniyle 02.07.2018 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, alınan çoğunluk kararında özetle "... Hakemlerin yalnızca evrak üzerinden karar vereceği mevcut koşullar ve yargılama usulüne göre sağlıklı karar verilemeyeceği, Sigorta Kanununun 30/16 ve HMK'nın 435/c maddesi gereğince uyuşmazlığın yetkili mahkeme eliyle çözülmesi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I DOSYA NO: 2020/500 KARAR NO: 2020/326 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/03/2019 NUMARASI: 2019/306 E. - 2019/220 K. DAVANIN KONUSU: Hakem Kararının İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2020 Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket adına kayıtlı olan ... plakalı aracın terör örgütü tarafından gasp edildiğini, müvekkiline ait aracın gasp edildiği 04.08.2016 tarihinde ... A.Ş tarafından sigortalı olduğunu, aracın yasal kasko değeri olan 48.115,00-TL bedelin trafik poliçesinden talep edildiğini, ancak davalı ... tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmaması nedeniyle 02.07.2018 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, alınan çoğunluk kararında özetle "... Hakemlerin yalnızca evrak üzerinden karar vereceği mevcut koşullar ve yargılama usulüne göre sağlıklı karar verilemeyeceği, Sigorta Kanununun 30/16 ve HMK'nın 435/c maddesi gereğince uyuşmazlığın yetkili mahkeme eliyle çözülmesi gerektiğinden yargılamaya son verilmesine..." dair karar verildiği, mağduriyetlerinin giderilmesi için mahkemeye müracaat etme zorunluluklarının hasıl olduğunu beyan ederek Sigorta Tahkim Komisyonunun 10.12.2018 tarihli kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece; " dava dilekçesi incelendiğinde; talebin HMK'nın 439/2.maddesinde düzenlenen hakem kararının iptali istemi olduğu görülmüştür. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/12.maddesinde; "Tahkim sistemine üye olmak isteyenlerden katılma payı, uyuşmazlık çözümü için komisyona başvuranlardan ise başvuru ücreti alınır. Uyuşmazlığa düşen taraflar arasında, açık ve yazılı şekilde yapılması gereken sözleşme ile daha yüksek bir tutar belirlenmemişse, hakemin verdiği Kırkbin Türk Lirasına kadar olan kararlar her iki taraf için kesindir. Kırkbin Türk Lirasının üzerindeki kararlar için temyize gidebilirler. (Değişik cümle: 13.06.2012-6327 S.K./58.md.) Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır. Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu uygulanır." hükmü yer almaktadır. Sigorta poliçesinden kaynaklanan ve sigorta tahkim komisyonuna başvuru ile verilen uyuşmazlık hakem kararlarında 5684 sayılı Yasa hükümleri özel kanun olması nedeni ile öncelikle uygulanacak, hüküm bulunmadığı takdirde ise HMK'da yer alan genel hükümlere gidilecektir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 26.06.2014 tarih, 2014/10408-10179 esas ve karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere "5684 sayılı Sigort...