İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında kuru yonca otu satımı konusunda anlaşma bulunduğunu, Mersin Limanından 186.367,20USD değerinde kuru yonca otunun 10/10/2013 tarihli fatura ile aynı tarihli gümrük çıkış beyannamesi ile ihracı yapılarak Birleşik Arap Emirliklerine gönderildiğini, davalı şirkete Ağustos 2013 tarihinden 24/12/2013 tarihine kadar 7 kez yonca otu ihracatı yapıldığını, bunlardan beşinin akreditif karşılığı ihraç olduğu halde davalı şirket ile davacı arasında yapılan anlaşma sonucu dava konusu mala ait ihracatın mal karşılığı yapılması konusunda anlaşıldığını, ihracatın mal karşılığı yapılmış olmasına rağmen şirket çalışanlarınca diğer ihracatlar gibi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/870 KARAR NO : 2021/305 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ 15/11/2018 DOSYA NUMARASI : 2016/752 Esas - 2018/1172 Karar DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 04/03/2021 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında kuru yonca otu satımı konusunda anlaşma bulunduğunu, Mersin Limanından 186.367,20USD değerinde kuru yonca otunun 10/10/2013 tarihli fatura ile aynı tarihli gümrük çıkış beyannamesi ile ihracı yapılarak Birleşik Arap Emirliklerine gönderildiğini, davalı şirkete Ağustos 2013 tarihinden 24/12/2013 tarihine kadar 7 kez yonca otu ihracatı yapıldığını, bunlardan beşinin akreditif karşılığı ihraç olduğu halde davalı şirket ile davacı arasında yapılan anlaşma sonucu dava konusu mala ait ihracatın mal karşılığı yapılması konusunda anlaşıldığını, ihracatın mal karşılığı yapılmış olmasına rağmen şirket çalışanlarınca diğer ihracatlar gibi bu ihracatın da ödeme şeklinin akreditif olacağı düşüncesiyle sehven diğer ihracat kalemlerine ait ödeme yeri bankası ve akreditif numarası yazılarak fatura ve gümrük çıkış beyannamesinde akreditif karşılığı ihracat olduğunun belirtildiğini, ancak yapılacak incelemede anlaşılacağı üzere davacının faturada ödeme yeri bankası olarak gösterilen ... İst. Şubesine akreditif belgesi sunmadığını, ihracata ilişkin bir akreditif bedeli tahsil etmediğini, davalıyla yapılan görüşmelere rağmen ihracat bedelinin gönderilmediğini, icra takibine başlandığını, takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin yetkili olmadığını, davalı şirketin Amman-Ürdün'de faaliyet gösterdiğini, dava dilekçesinde gösterilen adresin davalı şirkete ait olmadığını, 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, 10/10/2013 tarihli faturadan dolayı 2015 yılında icra takibi başlatıldığını, bahse konu fatura akredatif olarak düzenlendiği halde, akredatif işlemleri tamamlanmadan malın alıcının uhdesine geçirilmesinin mümkün olmayacağını, 09.03.2013 tarihli sözleşmenin davacı tarafından yerine getirilmesi gereken edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkili şirketin 660.657 Amerikan Doları zarara uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 15/11/2018 tarih ve 2016/752 Esas - 2018/1172 Karar sayılı kararı ile; " .... davalı taraf, 09.03.2013 tarihli ihracat sebebiyle uğradığını ileri sürdüğü zararları ispatlayamamıştır. Davacının, 10.10.2013 tarihli konusu Türk menşeli yonca otu ihracatı ile ilgili akdi ilişkinin...