Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2018/500 · K. 2020/2134
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2018/500 K. 2020/2134

E. 2018/500K. 2020/213410 Aralık 2020
üyelikten ihraçkooperatif üyeliğikooperatif ana sözleşmesiihraç kararının iptalitapu iptalihak düşürücü süreiptal kararıtapu iptali ve tescilyasal süreeksik incelemeiadeiptal davasıaidat borcu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, 11/04/2017 tarihli dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı ... tarafından müvekkilinin hiçbir geçerli sebep olmadan üyelikten çıkarılmış olduğunu öğrendiğini, çıkarma kararının hiçbir biçimde müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin 1992-1993 yılında kooperatif ortağı olduğunu, o tarihten bugüne kadar kendisine ne genel kurul toplantıları ne de başka işlemlere ilişkin bilgi verilmediğini, tebligat yapılmadığını, kooperatif aidatlarının dahil iade edilmediğini, müvekkilinin bir arkadaşı vasıtasıyla kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, Kaş'ta bulunan kooperatif arsasının ferdileşme işlemlerinin yapılmaya başladığını söylemesi ile durumdan haberdar olduğunu iddia ederek, müvekkilinin kooperatif ortaklığından çıkarılma kararının tebliğ...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/500 Esas KARAR NO : 2020/2134 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/12/2017 NUMARASI : 2017/395 Esas, 2017/528 Karar DAVA: KOOPERATİF ÜYELİĞİNDEN İHRAÇ KARARININ İPTALİ KARAR TARİHİ: 10/12/2020 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, 11/04/2017 tarihli dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı ... tarafından müvekkilinin hiçbir geçerli sebep olmadan üyelikten çıkarılmış olduğunu öğrendiğini, çıkarma kararının hiçbir biçimde müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin 1992-1993 yılında kooperatif ortağı olduğunu, o tarihten bugüne kadar kendisine ne genel kurul toplantıları ne de başka işlemlere ilişkin bilgi verilmediğini, tebligat yapılmadığını, kooperatif aidatlarının dahil iade edilmediğini, müvekkilinin bir arkadaşı vasıtasıyla kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, Kaş'ta bulunan kooperatif arsasının ferdileşme işlemlerinin yapılmaya başladığını söylemesi ile durumdan haberdar olduğunu iddia ederek, müvekkilinin kooperatif ortaklığından çıkarılma kararının tebliğ edilmemesi ve çıkarma ile ilgili geçerli sebep bulunmaması nedeniyle ortaklıktan çıkarma kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, 1163 sayılı K.K.16.maddesi gereğince, üç aylık süre içerisinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararlarının kesinleşeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, kooperatifin tasfiye aşamasına geçmiş olup, husumetin değiştiğini, taleplerinin hukuki bir dayanağının bulunmadığını, davacının iddialarının aksine 1992-1993 yılında değil, 1990 yılında kooperatife üye olduğunu, bu tarihten sonra kasa tahsil makbuzları ile elden ödemeler ve son olarak da 23/09/1992 tarihinde bankaya ödeme yaptığını, ödemelerin tamamının 1990-1991 ve 1992 yılına ait olduğunu, o tarihten sonrada kooperatif aidatı olarak tek bir ödemesinin olmadığını, kooperatifin 21/09/1997 tarihli yönetim kurulu kararı ile ana sözleşmenin 14.maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranarak parasal yükümlülüklerini yerine getirmediklerinden dolayı içerisinde davacınında bulunduğu dört üyenin üyelikten çıkartılmalarına oy birliği ile karar verildiğini, yönetim kurulunca alınan üyelikten ihraç kararının Gölcük ... Noterliğinin 08/10/1997 tarihli ihtarnamesi ile tebliğ edildiğini, davacının en son 1992 yılında üye aidatını ödediğini, iddianın aksine üyelikten çıkartılma kararına kadar tüm genel kurul kararları ve gerekli belgelerin adresine tebliğ edildiğini, aradan tam yirmi beş yıl geçtikten sonra davacının iş bu davayı açmasının tamamen kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacının durumu merak ederek araştırıp sorması gerektiğini, sekiz kez yapılan bir aidat ödemesi ile ev sahibi olunduğunun nereden görüldüğünü, aradan tam yirmi beş yıl geçtikten son...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2018/507 · K. 2020/2149

10 Aralık 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2018/700 · K. 2020/2103

3 Aralık 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

E. 2019/500 · K. 2020/2344

1 Temmuz 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2018/504 · K. 2020/2108

3 Aralık 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2018/460 · K. 2020/2121

3 Aralık 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2019/500 · K. 2021/427

25 Mart 2021