DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/05/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı arasında uzun süreli bir ticari ilişki olduğunu, davalı şirkete verilen mallar karşılığında düzenlenen fatura bedellerinin tüm ihtarlara rağmen ödenmediğini, dava dilekçesi ekinde sundukları irsaliye faturalara göre 14.644,81 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsiline kara Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı firma ile müvekkili firma arasında ticari ilişkinin olduğunu, ancak taraflar arasında bahsedilen borca ilişkin herhangi bir mutabakat olmadığını, faturalarda vade tarihi bulunmadığını, vade tarihi olmayan bir faturadan dolayı alacak talep edilebilmesi için...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/377 Esas KARAR NO: 2021/570 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/07/2017 NUMARASI: 2016/1225 E., 2017/562 K. DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/05/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı arasında uzun süreli bir ticari ilişki olduğunu, davalı şirkete verilen mallar karşılığında düzenlenen fatura bedellerinin tüm ihtarlara rağmen ödenmediğini, dava dilekçesi ekinde sundukları irsaliye faturalara göre 14.644,81 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsiline kara Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı firma ile müvekkili firma arasında ticari ilişkinin olduğunu, ancak taraflar arasında bahsedilen borca ilişkin herhangi bir mutabakat olmadığını, faturalarda vade tarihi bulunmadığını, vade tarihi olmayan bir faturadan dolayı alacak talep edilebilmesi için taraflar arasında sözleşme bulunması gerektiğini, faturanın tek başına akdi ilişkiyi ispata yeterli olmadığını, davacının bu faturaları kendi iradesi ile düzenlediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; ''Davacının alacağının dayanağı olan faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura konusu malın tesliminin böylelikle sabit olduğu, sevk irsaliyelerinde de teslim alan imzaları bulunduğu, 6098 sayılı TBK Madde 90'a göre İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borcun doğumu anında muaccel olacağı, ispat yükünün muacceliyetin gerçekleşmediğini ileri süren borçluya düştüğü, somut olayda ödeme tarihi konusunda bir sözleşme olmadığından dava tarihi itibariyle alacağın muaccel olduğu, davalının alacağın muaccel olmadığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne'' karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacı vekilinin iddiasının aksine davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının belirttiği alacaktan söz edebilmek için tarafların karşılıklı olarak mutabakata varması gerektiğini, taraflar arasında sözlü şekilde mutabakata varılmadığı gibi aralarında yazılı herhangi bir sözleşme de bulunmadığını, davacı tarafın davalı şirkete göndermiş olduğu faturalarda vade tarihi bulunmadığının Mahkemece göz önünde bulundurulmadığını, vade tarihi bulunmayan faturaya dayalı bir alacaktan söz edilebilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerektiğini, Yargıtay İçtihatlarına göre de, faturanın tek başına akdi ilişkinin ispatına yeterli olmadığını, beyan ederek Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde b...