Taraflar arasında görülen ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle şirketin ihyasına dair verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, davasında özetle; ihyası istenen şirket aleyhine Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2017/193 E sayılı dosyasında görülmekte olan kurum zararlarının karşılanması talepli dava açılmış olduğunu, davalı şirketin 09/10/2015 tarihinde sicilden resen silindiğinin anlaşıldığını, İş Mahkemesince ihya davası açılması hususunda kendilerine süre verildiğini ileri sürerek, adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; ihyası istenen şirketin 6102 sayılı TTKnın geçici 7. maddesi gereğince sicilden...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/870 KARAR NO: 2021/915 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/12/2018 NUMARASI: 2018/814E. 2018/1178K. DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası Taraflar arasında görülen ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle şirketin ihyasına dair verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, davasında özetle; ihyası istenen şirket aleyhine Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2017/193 E sayılı dosyasında görülmekte olan kurum zararlarının karşılanması talepli dava açılmış olduğunu, davalı şirketin 09/10/2015 tarihinde sicilden resen silindiğinin anlaşıldığını, İş Mahkemesince ihya davası açılması hususunda kendilerine süre verildiğini ileri sürerek, adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; ihyası istenen şirketin 6102 sayılı TTKnın geçici 7. maddesi gereğince sicilden 09/10/2015 tarihinde resen terkin edildiğini, terkin işlemlerinin ilgili mevzuata uygun yapıldığını, bu nedenle ihyasına karar verilmesi halinde yargılama giderleri ile yükümlü tutulmaları gerektiğini savunarak, davanın reddine ve yargılama giderlerinin her halükârda davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Bilindiği üzere 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar aynı maddede sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati...