Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2019/570 · K. 2020/235
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/570 K. 2020/235

E. 2019/570K. 2020/23510 Şubat 2020
tazminathak düşürücü süremaddi tazminattrafik kazasıuzlaşma
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 29/06/2008 tarihinde kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Caddesi'nde seyir halinde iken, sürücü ... idaresindeki ... plakalı traktörün çarpması sonucu yaralandığını, kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ZMS sigortası bulunmayan traktörün sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, sonrasında talebini 54.940 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; 23/08/2010 tarihine davacı ile anlaşma imzaladıklarını, davanın KTK 111 maddesi gereğince reddi gerektiğini, ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan ZMSS poliçesi...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/570 KARAR NO: 2020/235 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/09/2017 NUMARASI: 2014/233 Esas- 2017/713 Karar DAVANIN KONUSU: Maluliyet Tazminatı KARAR TARİHİ: 10/02/2020 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 29/06/2008 tarihinde kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Caddesi'nde seyir halinde iken, sürücü ... idaresindeki ... plakalı traktörün çarpması sonucu yaralandığını, kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ZMS sigortası bulunmayan traktörün sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, sonrasında talebini 54.940 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; 23/08/2010 tarihine davacı ile anlaşma imzaladıklarını, davanın KTK 111 maddesi gereğince reddi gerektiğini, ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan ZMSS poliçesi bulunduğunu, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacının kask kullanmamaktan dolayı müterafik kusurlu olduğunu beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi; davacının %14 oranındaki maluliyetini, davalının %65 kusur oranını benimseyerek davanın kabulüne 54,940 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiş; taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili; faiz başlangıç tarihinin dava tarihi ve veya temerrüt tarihi olması gerekirken, ıslah tarihi olarak belirlenmesinin yerinde olmadığını ve yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur. Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf dilekçesinde; KTK m.111 uyarınca 23/08/2010 tarihli ibranameden sonra 09/07/2014 tarihinde açılan davanın dinlenemeyeceğini, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: KTK madde 111/2 uyarınca; tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebileceği, yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp dava sırasında bu hususun ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının da yeterli olduğu, yasada belirtilen iki yıllık sürenin hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. (Yargıtay 17. HD 2015/7759E. 2018/1350 K. sayılı kararı ve benzer niteliktek...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 117

I. Koşulları

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 107

Belirsiz alacak davası9

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/628 · K. 2020/205

4 Şubat 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/1036 · K. 2020/542

12 Mart 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/628 · K. 2020/205

4 Şubat 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/529 · K. 2020/245

10 Şubat 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/524 · K. 2020/164

30 Ocak 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/544 · K. 2020/495

5 Mart 2020