Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2018/901 · K. 2020/933
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

E. 2018/901 K. 2020/933

E. 2018/901K. 2020/93328 Eylül 2020
icra takibitazminateser sözleşmesiicra inkar tazminatıitirazın iptaliiş sözleşmesiiptal kararıbilirkişi raporuhacizalacağın tahsiliispat yüküistinaf yolu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketle arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacaklarının ödenmemesi üzerine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yaptığını, davalının süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, icra takibinde talep ettikleri 43.357,00 TL alacağın 7.957,00 TL işlemiş faiz kısmını talep etmediklerini belirterek, 35.400,00 TL asıl alacak bakımından takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/901 KARAR NO : 2020/933 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/03/2018 NUMARASI : 2016/922 Esas, 2018/235 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 28.09.2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketle arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacaklarının ödenmemesi üzerine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yaptığını, davalının süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, icra takibinde talep ettikleri 43.357,00 TL alacağın 7.957,00 TL işlemiş faiz kısmını talep etmediklerini belirterek, 35.400,00 TL asıl alacak bakımından takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen 05.10.2012 tarihli sözleşme uyarınca, davacı tarafın müvekkiline ait "... " binasının mekanik tesisat işlerinin yapımını üstlendiğini, sözleşmenin 5. Maddesine göre iş bedelinin 615.000,00 TL + KDV olduğunu, işin sözleşmenin imzalanmasından itibaren 110 gün içinde bitirilmesi ve saha tesliminin 15.10.2012 tarihinde yapılmasının kararlaştırıldığını, işin süresinde tamamlanmamasına rağmen bir an önce tamamlanması için 103.000,00 TL ek bütçe talebinin kabul edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan geçici kabulün akabinde yapılan incelemeler sonucunda davacının sorumluluğunda bulunan bir çok işin eksik ve ayıplı olduğu tespit edilip, sözleşmenin 8. Maddesi kapsamında ayıpların giderilmesi için ayıp ihbarı yapıldığını, davacının cevap vermediğini gibi icra takibi yaptığını, 21.04.2014 tarihli faturada belirtilen konulara ilişkin 30.000,00 + KDV bedelli bir iş yapılmadığını, davacının fatura muhteviyatı işlerin yapıldığını ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalı tarafça davacıya sözleşme gereği yüklenilen işlerin ayıplı ifa edildiğine dair ihbarda bulunulmadığı, faturanın tebliğ edildiği hususunun sabit olduğu hallerde o faturanın ticari defterlere kaydedilip kaydedilmediğinin araştırılmasının öneminin bulunmadığı, davacıya ait 2012-2013-2014 yılı ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süreleri içerisinde yapıldığı, ticari defterlerin delil niteliği taşıdığı, davalının delil listesi ekinde sunulan cari hesap kayıtlarında 21.04.2014 tarihi itibariyle davacıya 35.400,00 TL borçlu oldu...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 470

A. Tanımı

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

E. 2018/918 · K. 2020/1015

6 Ekim 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

E. 2018/833 · K. 2020/992

5 Ekim 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

E. 2018/913 · K. 2020/884

22 Eylül 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

E. 2018/915 · K. 2020/879

21 Eylül 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

E. 2018/875 · K. 2020/993

5 Ekim 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

E. 2018/588 · K. 2020/909

28 Eylül 2020