DAVANIN KONUSU : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 18/09/2019 Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı .davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi Seher Yılmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilini eşine davalı banka tarafından bireysel kredi verildiğini, bu sözleşme kapsamında hayat sigortası yapıldığını, eşinin 24.07.2013 tarihinde vefat...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18.HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI ESAS NO : 2019/1569 KARAR NO : 2019/1531 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2019 NUMARASI : 2017/203 Esas, 2019/193 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 18/09/2019 Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı .davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi Seher Yılmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilini eşine davalı banka tarafından bireysel kredi verildiğini, bu sözleşme kapsamında hayat sigortası yapıldığını, eşinin 24.07.2013 tarihinde vefat ettiğini, müvekkili tarafından kredinin ödenmeye devam edildiğini, davalı bankanın vefat tarihinden itibaren haksız olarak müvekkilinden almış olduğu kredi ödemelerini iade etmediğini belirterek toplam 17.713.00 TL kredi bedelinin iadesine, en yüksek faiz oranının uygulanmasını talep ve dava etmiştir.Davanın açıldığı İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.12.2016 tarihli ilamı ile; mahkemenin görevsizliğine, dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, bu defa görevsizlikle gönderilen İstanbul Anadolu 4 Asliye Ticaret Mahkemesince murisin sözleşmenin imzalandığı tarihten önce başlayan hastalığı ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar süresinde davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kredi hayat sigortalarının banka kredileri ile ilgili bağlı sigortalar olarak 6502 sayılı TKHK'da özel olarak düzenlendiğini, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesi olduğunu, kaldı ki mahkemenin mesleksiz ve hukuka aykırı olarak davayı reddettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İstinaf talebine karşı davalı vekili yazılı beyanında, sigortalı sağlık beyan formunda yer alan kalp, kanser veya AİDS tedavisi ile ilgili murisin hayır yanıtını verdiğini, gerçeğe aykırı olarak hastalıkları ile ilgili beyanda bulunmadığını, mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek istinaf talebinin reddini talep etmiştir.Dava; tüketici kredi sözleşmesi nedeniyle hayat sigortasından kaynaklı ödenen kredi bedellerinin iadesi talebine ilişkindir.28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı yasanın 3/1-L bendi gereğince, gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan sigorta, bankacılık sözleşmeleri tüketici işlemi olar...