Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davacı tarafından davalılara ait "... Beykoz Merkez Ofis Projesi" kapsamında 2.derece tarihi eser niteliğindeki bir yapıda toplamda KDV dahil 56.228,75 TL bedelli işler yapıldığını ancak herhangi bir ödeme alamadığını belirterek, bu bedelin tahsili için davalılar aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazların iptaline, temerrüt tarihinden itibaren davacı alacağının ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkillerinin davalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1160 KARAR NO: 2021/1075 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/04/2019 NUMARASI: 2016/1093 Esas, 2019/380 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 01/06/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davacı tarafından davalılara ait "... Beykoz Merkez Ofis Projesi" kapsamında 2.derece tarihi eser niteliğindeki bir yapıda toplamda KDV dahil 56.228,75 TL bedelli işler yapıldığını ancak herhangi bir ödeme alamadığını belirterek, bu bedelin tahsili için davalılar aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazların iptaline, temerrüt tarihinden itibaren davacı alacağının ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkillerinin davalı sıfatının bulunmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davalıların adresleri Ankara'da olduğundan yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, davanın esastan da reddi gerektiğini, sunulan e-postaların delil mahiyetinde olmadıklarını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, dosyanın 15/02/2018'de işlemden kaldırıldığı, davacı tarafından yenileme dilekçesinin 19/03/2018'de verildiği, 21/05/2018 tarihli ara kararla HMK m 150 gereği 1 ay dolduktan sonra yenileme dilekçesi verildiğinden davacıya harç yatırması için 2 hafta kesin süre verildiği, ara kararın tebliğ edildiği, verilen kesin sürede harcın yatırılmadığı, 07/11/2018 tarihli ara kararla dosyanın işlemden kaldırıldığı ancak yenilenmediği gerekçesiyle, dosyanın 07/11/2018 tarihinde işlemden kaldırıldığı" 3 ay içinde yenilenmediği gerekçesiye, HMK. madde 150/5 hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, 20/07/2018 tarihli ara karar doğrultusunda muhtıra tebliğ edilen kişinin kendi çalışanı olmadığını, bu nedenle ıttıla tarihinin 12/02/2019 olarak kabul edilmesi gerektiğini, eksik harcı da bu tarihe göre süresinde yatırdıklarını, dava konusuz kalmış ise de yargılama giderleri yönünden davanın devam ettirilmesinde hukuki yararları bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece ilk olarak 15/02/2018 tarihli 2. duruşmada "bir önceki duruşmada davacı vekilinin mazeret bildirdiği ve duruşma günün uyap üzerinden öğreneceğini beyan ettiği ancak duruşma gün ve saatinde hazır olmadığı ve mazeret bildirmediği" gerekçesiyle dosyanın HMK'nın 150/1. Maddesi ge...