DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ19/12/2019 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması kapsamında, davalı tarafın tahsil ettiği kayıp kaçak bedellerinin haksız olduğu ileri sürülerek bu nedenle cari hesap ilişkisi içinde davalı tarafa verilen çek nedeniyle borcu olunmadığının tespitine ilişkindir.İlk derece mahkemesi 30/12/2015 tarihli ara karar ile, İİK'nın 72/2 maddesi uyarınca dava konusu çekin % 20'si tutarında teminat yatırılması koşuluyla çekin icra takibine konu edilmemesi ve icra takibinin durdurulmasına karar verilmiş, 04/10/2017 tarihli ara karar ile 6446 Sayılı Yasa'nın 17/10 fıkrası ile aynı yasanın geçici 20. maddesi uyarınca tedbirin kaldırılmasına karar verilmiş, ara karar davacı vekili tarafından istinaf...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1936 Esas KARAR NO : 2019/2317 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/10/2017 (Ara Karar) NUMARASI : 2015/1262 Esas, DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ19/12/2019 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması kapsamında, davalı tarafın tahsil ettiği kayıp kaçak bedellerinin haksız olduğu ileri sürülerek bu nedenle cari hesap ilişkisi içinde davalı tarafa verilen çek nedeniyle borcu olunmadığının tespitine ilişkindir.İlk derece mahkemesi 30/12/2015 tarihli ara karar ile, İİK'nın 72/2 maddesi uyarınca dava konusu çekin % 20'si tutarında teminat yatırılması koşuluyla çekin icra takibine konu edilmemesi ve icra takibinin durdurulmasına karar verilmiş, 04/10/2017 tarihli ara karar ile 6446 Sayılı Yasa'nın 17/10 fıkrası ile aynı yasanın geçici 20. maddesi uyarınca tedbirin kaldırılmasına karar verilmiş, ara karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Yargılama sürerken, 20/09/2017 tarihinde, davacı şirketin iflasına karar verilmiş olup, iflas kararının verilmesiyle birlikte müflis davacının iflas idaresi tarafından temsili gerekir. Ayrıca BK'nın 513. maddesi uyarınca iflas ile davacı vekilinin vekalet görevi son bulmuştur. Vekalet görevi sona eren davacı vekilinin 13/10/2017 tarihli dilekçesi ile ara karara karşı istinaf yoluna başvurduğu görülmekte ise de, müflis idare memurlarınca istinaf dilekçesini veren davacı vekillerine yeniden vekalet verildiği gözetildiğinde, müflis davacı şirket iflas idaresinin yapılan istinaf talebine icazeti bulunduğu kabul edilmiştir.Müflis davacı iflas idaresi vekili yasal süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin kayıp kaçak bedeli talep edemeyeceğini, Yargıtay kararları uyarınca sözkonusu bedelin bir tür örtülü vergi/harç niteliğinde olduğunu ve ancak kanunla talep edilebileceğini, taraflar arasındaki sözleşmede kayıp kaçak bedellerinin tahsili hususunda açık bir hüküm bulunmadığını, ilgili alacak kaleminin genel işlem şartı niteliğinde olup geçersiz olduğunu, mahkemece daha önce verilmiş tedbirin kaldırılmasının hatalı olduğunu belirterek tedbirin kaldırılmasına dair kararın kaldırılmasını ve yeniden sözkonusu çekin icra takibine konu edilmemesi yönünden tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf talebine cevabında özetle; alınan bilirkişi raporu ile 6446 Sayılı Yasa'da yapılan değişiklik uyarınca davacıdan tahsil edilen bedellerin EPDK'nın tarife ve düzenleyici işlemlerine uygun olduğunu belirterek istinaf talebinin reddini istemiştir.Taraflar arasında davacıya ait üretim tesisisin, davalı tarafından kullanılması hususunda "Dağıtım Sistemi Kullanımı Anlaşması" mevcut olup, uyuşmazlık davacıdan tahsil edilen kayıp kaçak bedeli nedeniyle ...