DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/02/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı .... Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, davalıların da bu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve Bursa .. İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla borçlular aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların bu takibe yetki ve borç yönünden itiraz ettiklerini, ancak kredi sözleşmesinde Bursa mahkemelerinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/5697 Esas KARAR NO : 2019/245 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/05/2017 NUMARASI : 2016/1570 E. - 2017/628 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/02/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı .... Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, davalıların da bu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve Bursa .. İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla borçlular aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların bu takibe yetki ve borç yönünden itiraz ettiklerini, ancak kredi sözleşmesinde Bursa mahkemelerinin yetkili kılındığını ve bu nedenle yetki itirazının yerinde olmadığını, borca ve yetkiye yapılan itirazların yersiz olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, öncelikle itirazın iptali davası açılabilmesi için geçerli bir takibin bulunması gerektiğini, oysa dava konusu icra dosyasından yapılan tebligatların usulsüzlüğüne ilişkin yapılan şikayet neticesinde Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/569 esas sayılı dosyasıyla tebliğ işleminin iptaline karar verildiğini, ancak davalılara yeni bir ödeme emri tebliğ edilmediğini, bu sebepten ortada geçerli bir takip bulunmadığını, takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, davalıların ikametgahının Bilecik olması sebebiyle takibin de Bilecikte başlatılması gerektiğini zira tacir olmayan gerçek kişilerin yetki sözleşmesi yapamayacaklarını belirterek davanın reddi ile icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmekle davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmektedir.İlk derece Mahkemesi öncelikle icra dairesine yapılan yetki itirazını değerlendirmek suretiyle icra takibine eklenen genel kredi sözleşmesindeki yetki şartını içeren maddede yetkili mahkemenin yazılacağı boşluğa normal ölçü ve boyutlarda, boşluğa sığacak biçimde Bilecik ibaresinin yazıldığını, ancak Bursa ibaresinin boşluğu taşacak biçimde farklı bir yazı ve kalem ile yazıldığı kanaatine varıldığını, bu durumun Bursa ibaresinin sözleşmeye taraflarla müzakere edilmeden sonradan eklendiği izlenimini verdiğini, davacı bankanın bölge müdürlüğü Bursada bulunduğundan takip kolaylığı olması açısından sözleşmeye sonradan böyle bir ilave yapıldığının değerlendirildiğini, bu durumun sözleşmeye aykırılığın yanı sıra kötüniyetli bir davranış olduğunu ve mahkemelerin m...