Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, davalıya ait konutta mimari ve dekorasyon projelerinin hazırlanması ve uygulanmasını konu alan eser sözleşmesi kapsamında ödenmeyen bedelin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatı talebine yönelik olup, mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Taraflar arasında proje çizimi ve uygulamasına ilişkin eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ihtilafsız olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davaya dayanak sözleşme gerçek kişi davalının konutunda bir kısım işlerin yapılmasına yönelik olup...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1519 KARAR NO : 2018/1160 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/03/2018 NUMARASI : 2014/444 Esas, 2018/171 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25/09/2018 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, davalıya ait konutta mimari ve dekorasyon projelerinin hazırlanması ve uygulanmasını konu alan eser sözleşmesi kapsamında ödenmeyen bedelin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatı talebine yönelik olup, mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Taraflar arasında proje çizimi ve uygulamasına ilişkin eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ihtilafsız olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davaya dayanak sözleşme gerçek kişi davalının konutunda bir kısım işlerin yapılmasına yönelik olup davalı tüketici konumundadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunundan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. 6100 sayılı HMK 'nın 1.maddesi gereğince de görev kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemesince de re'sen dikkate alınmak zorundadır. Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında dosyanın incelenmesinde taraflar arasındaki akdi ilişki davalıya ait konutta proje ypımı ve uygulamasını konu alan eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, TTK 'da Ticar...