Davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca davalıya satış bedeli olarak 1.775.158,00 USD ödeme yapıldığını ve 6 adet bono verildiğini, ancak taşınmazın taahhüt edilen sürede teslimi mümkün olmadığından müvekkilince ödenen tutarın ve bonoların iadesinin talep edildiğini, davalı tarafça bonoların iade edildiğini, ancak ödenen tutarın iade edilmediğini, kaldı ki sözleşmenin kanunda aranan şekil şartına uygun düzenlenmemiş olması nedeniyle geçersiz olduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/362 KARAR NO : 2018/1284 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2017 NUMARASI : 2016/967 E.- 2017/849 K. DAVA : İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2018 Davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca davalıya satış bedeli olarak 1.775.158,00 USD ödeme yapıldığını ve 6 adet bono verildiğini, ancak taşınmazın taahhüt edilen sürede teslimi mümkün olmadığından müvekkilince ödenen tutarın ve bonoların iadesinin talep edildiğini, davalı tarafça bonoların iade edildiğini, ancak ödenen tutarın iade edilmediğini, kaldı ki sözleşmenin kanunda aranan şekil şartına uygun düzenlenmemiş olması nedeniyle geçersiz olduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacı iddia ve taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. GEREKÇE: İstinaf kanun yoluna başvurulduktan sonra, davacı vekili sunmuş olduğu 22/10/2018 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiklerini bildirmiş, davalı vekili ise aynı tarihli dilekçesinde feragati kabul ettiklerini, davacı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığını bildirmiştir. Dosyaya davacı vekilince sunulan vekaletnamede davadan feragat yetkisi olduğu görülmüştür. HMK 307. maddesi ile feragat düzenlenmiş olup, feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı değildir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Bu nedenle istinaf aşamasında davadan feragat edilmesi mümkündür. Davacı vekilinin, hükümden sonra istinaf incelemesi aşamasında davadan feragat etmiş olması nedeniyle, feragat hakkında Dairemizce bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/967 Esas, 2017/849 Karar sayılı 05/12/2017 tarihli ilamının HMK 307 vd. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, "Vaki feragat nedeniyle davanın REDDİNE, " Davadan feragat nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının incelenmesine yer olmadığına, İlk Derece Yargılamasına ...