DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/12/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin saf esansiyel gül yağı kullanarak cilt bakım ürünleri geliştirdiğini ve kozmetik alanda tüketicilere hizmet verdiğini, müvekkilinin çalışanlarından ... isimli birisinin şirket ürünlerinden olmayan fakat benzer paketleme ve tanıtım broşürü ile şirket mesai saatleri içerisinde uğraştığını tespit ettiklerinde iş akdini feshettiklerini, yaptıkları araştırmada davalının benzerlik ile ortalama tüketicinin kafasını karıştırarak müvekkiline ait müşteri kitlesinden haksız olarak yararlanmaya çalıştığını, müvekkilinin ... markasının ... tescil numarası...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2018/3588 Esas KARAR NO : 2018/2661 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ NUMARASI : 2018/159 DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/12/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin saf esansiyel gül yağı kullanarak cilt bakım ürünleri geliştirdiğini ve kozmetik alanda tüketicilere hizmet verdiğini, müvekkilinin çalışanlarından ... isimli birisinin şirket ürünlerinden olmayan fakat benzer paketleme ve tanıtım broşürü ile şirket mesai saatleri içerisinde uğraştığını tespit ettiklerinde iş akdini feshettiklerini, yaptıkları araştırmada davalının benzerlik ile ortalama tüketicinin kafasını karıştırarak müvekkiline ait müşteri kitlesinden haksız olarak yararlanmaya çalıştığını, müvekkilinin ... markasının ... tescil numarası ile tescil edildiğini, davalıya ait ... markasının ise 2015 yılında tescil edildiğini, davalı şirketin müvekkiline ait ürünlerine birebir iltibasa meydana verecek şekilde üretim yaptığını, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek haksız rekabetin tespitine, men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava dilekçesinin HMK'nun emredici hükümlerine uygun olmadığını, müvekkilinin sırf gül ve lavantayı kullanarak gül suyu, gül sabunu veya gül yağı üretmesinin haksız rekabet anlamına gelmeyeceğini, iddiaların mesnetsiz olduğunu, ürünlerin isimleri, görselliği ve tanıtımı bakımından farklılıklar bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Davacı vekili, 03/07/2018 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin uğradığı maddi zararlar nedeniyle şimdilik 10.000 TL'nin, manevi zararlardan yönünden ise 50.000 TL tahsilini istemiş, ayrıca davalı ürünlerine el konulması, toplatılması, satışlarının engellenmesine ilişkin olarak TTK'nun 61 ve HMK'nun 389 vd maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı vekilinin bu talebi üzerine bilirkişi incelemesi yapılmış ve alınan bilirkişi raporu gerekçe yapılarak davacı tarafa ait ürün ambalajları ile davalı tarafa ait ürün ambalajları arasında kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebeple farklı algılandıkları gerekçeleriyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş , kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; dava dilekçesindeki iddalarını tekrar etmiş, ayrıca gerekçe yapılan raporun eksiz, yetersiz inceleme sonucu oluşturulduğunu, raporda haksız rekabet kapsamında bir değerlendirme yapılmadığını, bilirkişinin sadece tasarım uzmanı sıfatıyla inceleme yaptığını, raporda ürünlerin piyasadaki diğer ürünlere nazaran ne kadar benzer o...