DAVANIN KONUSU: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) KARAR TARİHİ: 16/10/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca diğer müvekkiline ait iki adet taşınmaz üzerinde davalı lehine ipotekler tesis edildiğini, sözleşmenin 21/10/2007 tarihinde taraflarca uzatılmayarak kendiliğinden sona erdiğini, 10/08/1992 tarihinde tesis edilen 15 yıllık intifa hakkının da sürenin dolmasıyla kendiliğinden 21/10/2007 tarihinde sona erdiğini, ancak ipoteklerin halen ayakta olduğunu, taraflar arasında İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/92 esas sayılı dosyasında karşılıklı açılan tazminat davaları...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R DOSYA NO: 2017/2418 Esas KARAR NO : 2019/2149 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2016 NUMARASI : 2015/318 2016/1006 DAVANIN KONUSU: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) KARAR TARİHİ: 16/10/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca diğer müvekkiline ait iki adet taşınmaz üzerinde davalı lehine ipotekler tesis edildiğini, sözleşmenin 21/10/2007 tarihinde taraflarca uzatılmayarak kendiliğinden sona erdiğini, 10/08/1992 tarihinde tesis edilen 15 yıllık intifa hakkının da sürenin dolmasıyla kendiliğinden 21/10/2007 tarihinde sona erdiğini, ancak ipoteklerin halen ayakta olduğunu, taraflar arasında İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/92 esas sayılı dosyasında karşılıklı açılan tazminat davaları sonunda davaların reddedildiğini ve kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiğini, buna göre tarafların sözleşmeler gereğince birbirlerinden karşılıklı olacak hak ve alacaklarının kalmadığının subuta erdiğini, davalı şirkete çektikleri ihtarname ile ipoteklerin kaldırılmasının istendiğini, ihtarnamenin 27/01/2015 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalının herhangi bir cevap vermediğini, yaptıkları görüşmede ipotekleri kaldırmayacakları yolunda görüş bildirdiklerini, davalının bu tutumunun haksız ve keyfi olduğunu, müvekkilinin bu iş için şuana kadar 143,59 TL noter masrafı ve 10.000,00 TL brüt avukatlık ücreti ödeyerek anlaşma yapıtığını belirterek ipoteklerin kaldırılmasına, maddi zararın giderimi için de fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili verdiği ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini 10.143,59 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, ipoteğin terkini taleplerini kabul ettiklerini, ancak maddi tazminat talebini kabul etmediklerini, davacının uğramış olduğu bir zararının bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, ipoteğin fekki taleplerinin davalı tarafından kabul edildiği, bu nedenle bu yönden kabul kararı vermek gerektiği, maddi tazminat talebi yönünden ise davalının ipotekleri tapudan terkin ettirme, borcun altına girdiği halde bu borcunu ifa etmediği, bu nedenle davacı tarafça haklı olarak ihtar çekildiği ve 143,59 TL ihtar masrafı yapıldığı, yine davacının haklı olarak 25/02/2015 tarihli avukatlık sözleşmesiyle avukat tutup bu davayı açmak zorunda kaldığı, tarifeye göre ve dosya kapsamına göre makul bulunan avukata 10.000,00 TL vekalet ücreti ödemek zorunda kaldığı, dolayısıyla bu tutarları istey...