"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 16/02/2022 Çarşamba davacı vekili Av. ... geldi. Davalılar adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu Nizam hakkında takip yaptığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını 06/04/2016 tarihinde diğer davalı şirkete sattığını belirterek, davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, dava...
4. Hukuk Dairesi 2021/17578 E. , 2022/3087 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 16/02/2022 Çarşamba davacı vekili Av. ... geldi. Davalılar adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu Nizam hakkında takip yaptığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını 06/04/2016 tarihinde diğer davalı şirkete sattığını belirterek, davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, dava koşullarının oluşmadığını, alacağın gerçek olmadığını, dava konusu taşınmazların borca karşılık verildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı borçlu, cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, davacının alacağının gerçekte var olduğunu ispat edemediği ve tapu kaydındaki bedeldeki kendi muvazaalı işlemine karşı 3. kişilerden de muvazaaya dayalı hak talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davalı ...'a 15 numaralı bağımsız bölümü sattığı, karşılığında 550.000,00 TL bono aldığı, taşınmazın keşfen belirlenen değerinin 265.000,00 TL olduğu, resmi akitte 50.000,00 TL değer gösterildiği, davacı ve davalı ... arasında taşınmaz alım satım sözleşmesi dışında başkaca bir borcun varlığı davacı tarafça ispat edilmediği, taşınmazın keşfen belirlenen değerinin 265.000,00 TL olmasına rağmen davalı ... tarafından 550.000,00 TL bono tanzim edilmesinin gerçek değer ile örtüşmediği, davalı ...'ın değeri 265.000,00 TL olan bir taşınmazın değerinin iki katı bedeli tutarında bir borcu kabul etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacı tarafın alacağının gerçek bir alacak olduğunun ispat edilemediği, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, anılan karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİKnın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarufun iptali davalarının görülebilmesi çin diğer dava koşullarının yanında, dava dayanağı alacağın gerçek olması gerekir. Bazı durumlarda davacı alacaklı ile borçlu anlaşarak, aslında gerçekte olmayan bir alacağı muvazaalı bir şekilde yaratarak, aralarında bir alacak -borç ilişkisi varmış gibi takibe geçip borçlu ile üçüncü kişi arasında gerçekleşen tasarrufun iptalini amaçlayabilirler. Böyle bir durumda davalı üçüncü kişi alacağın ...