Taraflar arasındaki mera kaydının iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; davacının başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I.DAVA Davacı, Muş ili, Merkez ilçesi, Elçiler köyünde kayıtlı 2 parsel sayılı taşınmazın, eski tapu kayıtlarına göre murisi ... ... adına kayıtlı olduğu halde kadastro çalışmaları sonucu mera vasfı ile tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Hazine vekili, 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereği 10 yıllık hak...
1. Hukuk Dairesi 2021/3901 E. , 2022/1435 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki mera kaydının iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; davacının başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I.DAVA Davacı, Muş ili, Merkez ilçesi, Elçiler köyünde kayıtlı 2 parsel sayılı taşınmazın, eski tapu kayıtlarına göre murisi ... ... adına kayıtlı olduğu halde kadastro çalışmaları sonucu mera vasfı ile tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Hazine vekili, 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereği 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davaya konu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.01.2018 tarihli ve 2017/606 Esas ve 2018/50 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz hakkında açılan davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.İstinaf Nedenleri Davacının dayandığı Osmanlı dönemine ait tapu kaydının devlet arşivlerinde kayıt altında olduğunu, kadastro çalışmalarına başlarken yapılacak ilk işin mevcut kayıtların uygulaması olduğunu, bunun aksine davranışın Devletin sorumluluğunu gerektirdiğini, gerek yolsuz tescil gerekse tapu sicilinin tutulmasında Devletin sorumluluğu düzenlemeleri ile birlikte murisin mülkiyetine ilişkin birlik defterleri kapsamında malik araştırmaksızın yapılan işlemler nedeniyle hata ve/veya hile hükümlerine göre zamanaşımı sürelerinin uygulanmayacağını, mülkiyet hakkının Anayasa ve AİHS ile güvence altında bulunduğunu, kök murislerin Osmanlı dönemine ait tapu kayıtları bulunduğu halde, mevcut taşınmazın vasfını ve mülkiyet durumunun değiştirilmesi nedeniyle çifte tapu durumu ortaya çıktığını, Muş Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1989/48 Esas-1997/52 Karar sayılı kararı ve aynı kapsamda Muş Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2014/567 Esas sayılı dosyası ile Muş Kadastro Müdürlüğü Tapulama Komisyon Kararı nedeniyle hak düşürücü sürenin dolmadığını, mera haritasına göre 2 parsel sayılı taşınmazın Üçsırt Köyü sınırları içinde kalmasına rağmen tespitler sırasında Elçiler Köyü sınırlarına dahil edildiğini, müvekkilinin 1986 yılında örgüt baskısı ile taşınmazlara ilişkin başvuru hakkının engellendiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3.Gerekçe ve Sonuç Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Da...