Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/3774 K. 2022/1623

E. 2021/3774K. 2022/162328 Şubat 2022
tapu iptalitapu iptali ve tescilzilyetliktespit davasıbozma kararıkeşif ve bilirkişi incelemesibilirkişi incelemesi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında bozmaya uyularak verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Kadastro sonucu Talatbey köyü çalışma alanında bulunan 153 ada 5 parsel sayılı 5.402,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz çalılık vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. I. DAVA Davacı ... dava dilekçesinde özetle; tapu kaydına dayalı olarak adına tescil edilen aynı ada 6 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiği, eksikliğin 153 ada 5 parsel sayılı taşınmazda kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın tüm komşu taşınmaz maliklerine açılması gerektiğini, davacıya ait kadastro önceki tapu kaydında miktar...

Karar Metni

1. Hukuk Dairesi 2021/3774 E. , 2022/1623 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında bozmaya uyularak verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Kadastro sonucu Talatbey köyü çalışma alanında bulunan 153 ada 5 parsel sayılı 5.402,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz çalılık vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. I. DAVA Davacı ... dava dilekçesinde özetle; tapu kaydına dayalı olarak adına tescil edilen aynı ada 6 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiği, eksikliğin 153 ada 5 parsel sayılı taşınmazda kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın tüm komşu taşınmaz maliklerine açılması gerektiğini, davacıya ait kadastro önceki tapu kaydında miktar belirtilmediğini, miktar belirtilmeyen tapu kaydına göre kadastroca eksik tespit yapıldığı iddiasında bulunulamayacağını, davacının davasını kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik iddiasına dayandırabileceğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli ve 2013/51 Esas, 2014/353 Karar sayılı kararıyla; davacının dayandığı tapu kaydının miktar hanesinin açık olduğu ve talebe konu taşınmaz bölümünde davacının zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma Kararı Dairece Öncelikle tapu kaydının iskan haritasının araştırılarak bulunması, taşınmazları dıştan çevreleyen komşu parsellerin kadastro tutanak örneklerinin dayanakları ile birlikte getirtilmesi, bundan sonra taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen, taraflarla yakınlığı ve husumeti bulunmayan, olabildiğince yaşlı, tarafsız 3 kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılması, keşif sırasında 06.01.1997 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydı ile komşu parsellerin dayanaklarının da dikkate alınmak suretiyle, kayıtların haritası bulunduğu takdirde 3402 sayılı Yasa'nın 20. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde yerel bilirkişi aracılığı ile yöntemince uygulanması, tapu kaydının haritasının bulunamaması halinde, kaydın gayri sabit sınırlı olduğu dikkate alınarak; taşınmazın cinsi 50 ağaçlık zeytinlik olduğu göz önünde tutularak, yörede 1 zeytin ağacı için kabul edilen yüzölçümünün yerel bilirkişi ve Ziraat Odasından sorularak tapu kaydının miktarının tespit edilmesi, bundan sonra sabit sınırdan başlanmak suretiyle kapsamının belirlenmeye çalışılmalı... tapu kaydının mülkiyet belgesi olduğu ve kayıt kapsamında kalan yerde davacının zilyet olma şartı bulunmadığın...