Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.02.2015 tarih ve 2014/330 E. - 2015/150 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin diğer ortaklarının... ve ... olduğunu, ...'ın şirketin yöneticisi ve müdürü olduğunu olduğunu, ...'ın şirketin durumu hakkında bilgi vermesi gerktiği halde bilgi vermekten kaçındığını, bu kişinin şirkete ait mal varlıklarından şirkete ait işyerini şahsi malı gibi göstermek suretiyle üzerine geçirdiğini ve ortaklardan mal kaçırdığını, şirketi...
11. Hukuk Dairesi 2020/7200 E. , 2022/1484 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.02.2015 tarih ve 2014/330 E. - 2015/150 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin diğer ortaklarının... ve ... olduğunu, ...'ın şirketin yöneticisi ve müdürü olduğunu olduğunu, ...'ın şirketin durumu hakkında bilgi vermesi gerktiği halde bilgi vermekten kaçındığını, bu kişinin şirkete ait mal varlıklarından şirkete ait işyerini şahsi malı gibi göstermek suretiyle üzerine geçirdiğini ve ortaklardan mal kaçırdığını, şirketi sürekli zararda gösterdiğini ve müvekkiline bilgi vermediğini, şirketin tasfiyesi ve feshinin zorunlu hale geldiğini, imza ve temsil yetkisini kötüye kullanarak şirketi zarada gösterdiğini ve kârdan ortak müvekkile dağıtım yapmaktan kaçındığını ve kötü niyetli olarak hareket ettiğini, şirket ortaklarının birbirlerine karşı güveni kalmadığından ve bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmadığını ileri sürerek, şirketten ayrılma pay değerinin rayiç değerinin tespitine, şirketin tasfiyesi sonucu ortaya çıkacak alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,şirket mali tablolarında dağıtılmamış geçmiş yıl kârlarının mevcut olması halinde geçmiş yıl kârlarından ortak hissesine isabet edecek tutarın ödenmesine, şirketi feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, limited şirketlerini fesih ve tasfiyesi talebiyle açılan davalarda tüm ortakların davacı ve davalı olarak gösterilmesi gerektiğini, şirket müdürü...ın davacı iddialarının aksine tüm görevlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini,davacının şirketin tüm faaliyetlerinden haberdar olduğunu, davacıya ödenmemiş bir kâr payı bulunmadığını,şirketin fesih ve tasfiyesini gerektirir bir sebebin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin 2008, 2009, 2010 yıllarına göre 2011 ve 2012 yıllarındaki satış ve gelirlerinin ciddi şekilde azaldığını ve zarar etmeye başladığını, vergi dairesinden gelen cevaba göre davalı şirketin 18/07/2013 tarihinde resen terki yapıldığını, 2013 yılının kurumlar vergisi beyannamesinin de vergi dairesine verilmediğini, matrahı "0" olarak takdir edildiğini, sonuç olarak davalı şirketin faaliyette bulunmadığı, kâr dağıtımı yapmadığı, 2008 yılında 280.322,76 TL olan özkaynaklarının ciddi oranda azalarak 2012 yılınında 22.125,45 TL'ye kadar düştüğünün görüldüğü, davalı şirketin daha önceleri kâr etmesine karşın davanın açıldığı yıl i...