Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.09.2018 tarih ve 2017/929 E- 2018/691 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.02.2020 tarih ve 2018/2434 E- 2020/269 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2011 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği...
11. Hukuk Dairesi 2020/2166 E. , 2022/1193 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.09.2018 tarih ve 2017/929 E- 2018/691 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.02.2020 tarih ve 2018/2434 E- 2020/269 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2011 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortaklarından olduklarını, davalı şirketin 25/05/2017 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında davacıların muhalefetine rağmen bazı kararlar alındığını, genel kurul toplantısının 5. maddesi ile 2015 yılı şirket karlarının şirket bünyesinde bırakılmasına, 7. maddesi ile esas sermayenin 1.100.000,00 TL'den 5.500.000,00 TL'ye yükseltilmesine karar verildiğini, davacıların müktesep haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek davalı şirketin 25/05/2017 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın 5 ve 7. maddeleri ile alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, TTK'nın 408/2 maddesi uyarınca Genel Kurulun yıllık kâr üzerinde tasarruf hakkı olduğunu, kararların TTK'nın 419. maddelerine uygun olarak oy çoğunluğu ile alındığını, sermaye artırımı kararının da TTK'nın 343, 459 ve 590 maddelerine uygun olduğunu, davacıların bedelsiz hisse dağıtımından yararlandıklarını, ancak nakit sermaye artışına iştirak etmediklerini savunarak davanın reddine istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; alınan kararda sermayenin 2.095.262,51 TL iç kaynaklardan artırıldığı, bu hususun ortaklar için olumsuz bir sonuç yaratmadığı, zira bu miktarın tüm paylara eşit oranda pay olarak yansıyacağı, buna karşılık Yusuf Ketencioğlu'nun ve ...'nun ortaklar cari hesabındaki alacağına mahsuben bedelli sermaye artırımı yapılıp, aynı oranda diğer ortaklar için bedelli sermaye artırımı yapılmaması ve bu yönde rüçhan haklarına ilişkin karar alınmamasının TTK'nn 357. maddesinde yer alan eşit işlem ilkesine aykırı olduğu gibi TTK'nın 461. maddesinde yer alan rüçhan hakkının kısıtlanması ve sınırlanması usulüne de aykırı olduğu, yani bu anlamda diğer pay sahiplerinin haklarını ihlal eder nitelikte ve kanuna aykırı olup bu nedenle iptali gerektiği, şirket kârının dağıtılmayarak şirket bünyesinde bırakılmasının ise bilanço görüşmeleri...