Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/932 · K. 2022/3114
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/932 K. 2022/3114

E. 2020/932K. 2022/311418 Nisan 2022
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06.05.2019 tarih ve 2018/479 E- 2019/169 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.12.2019 tarih ve 2019/2772 E- 2019/2862 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Güney Kıbrıs'ta bulunan Lefkoşe Üniversitesi'nin (University of Nicosia'nın) kurucusu olduğunu, "university of nicosia" markasının ilk yaratanı ve önceye dayalı...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2020/932 E. , 2022/3114 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06.05.2019 tarih ve 2018/479 E- 2019/169 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.12.2019 tarih ve 2019/2772 E- 2019/2862 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Güney Kıbrıs'ta bulunan Lefkoşe Üniversitesi'nin (University of Nicosia'nın) kurucusu olduğunu, "university of nicosia" markasının ilk yaratanı ve önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğunu, davalı markasının kötüniyetle tescil edildiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli 2013/38177 sayılı ve "university of nicosia" ibareli marka ile, 2013/38186 sayılı ve "international university of nicosia" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davaya konu markaların 2014 yılından bu yana sahibi olduğunu, davacının beş yıl boyunca sessiz kaldığını, bu nedenle davacı yanın hükümsüzlük talebinin kötü niyetli olduğunu, ayrıca Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin ülkemiz tarafından tanınmadığını, ülkemizce tanınmayan bir yerde yapıldığı iddia edilen kullanımlar ile TPMK nezdinde tescilli markaların hükümsüzlüğünün talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafa ait markanın ülkemiz sınırlarında ayırt edici hale gelmiş olduğu iddiasının teknik olarak da kabul edilemeyeceğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının da bulunmadığını, marka hukukunda ülkesellik prensibinin geçerli olduğunu, university of nicosia ibaresi bakımından davacının ülkemizde herhangi bir kullanımının söz konusu olmadığını, marka tescilinde öncelik ilkesi gereği müvekkili firmanın TPMKya ilk başvuran kişi olması nedeniyle university of nicosia ibareli markanın müvekkili adına tescil edilmesi bakımından herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığını savunarak, davanın öncelikle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde bulunduğu, GKRY'nin ülkemiz tarafından tanınmadığı ve diplomatik, siyasi, hukuki ve ekonomik herhangi bir ilişkimizin bulunmadığı, GKRY şirketinin yargı makamlarımız önünde hukuki bir kişiliğe sahip olmadığı, bu nedenle taraf ehliyetine sahip olmadığı gerekçeleriyle, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yo...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8133 · K. 2022/3642

9 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8121 · K. 2022/3205

20 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8134 · K. 2022/3256

21 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7859 · K. 2022/3185

20 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8106 · K. 2022/3203

20 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7985 · K. 2022/4932

16 Haziran 2022