Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/6663 · K. 2022/1950
Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/6663 K. 2022/1950

E. 2021/6663K. 2022/195010 Mart 2022
kıyı kenar çizgisitapu iptalimüdahalenin menitapu iptali ve terkinel atmanın önlenmesitapu sicilitapu iptali ve tescilbilirkişi raporuterkin talebidava ehliyetiilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasıistinaf yolukadastro tespitimülkiyet hakkı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki tapu iptali ve terkin, müdahalenin men'i ve kal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Samandağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine, dava konusu 1067 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi ve denizin uzantısı olan kumsal sahanın içerisinde kaldığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler kapsamında olduğunu ve özel mülkiyete konu olamayacağını, davalılar adına...

Karar Metni

1. Hukuk Dairesi 2021/6663 E. , 2022/1950 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TERKİN - MÜDAHALENİN MEN'İ VE KAL

Taraflar arasındaki tapu iptali ve terkin, müdahalenin men'i ve kal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Samandağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine, dava konusu 1067 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi ve denizin uzantısı olan kumsal sahanın içerisinde kaldığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler kapsamında olduğunu ve özel mülkiyete konu olamayacağını, davalılar adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazın halen davalıların kullanımında olduğunu ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tescili, taşınmaza ilişkin müdahalenin men'i ve kal kararı verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalılar, ...; dava konusu taşınmazın 1950 yılından beri özel mülkiyete konu olduğunu, kıyı kenar çizgisinin 1976 yılında oluşturulduğunu, Medeni Yasanın yürürlüğe girdiği tarih ile Kıyı Kenar Çizgisi Yasasının yürürlüğe girdiği tarih arasında uzun süre olduğunu, vatandaşın para ödeyerek satın aldığı taşınmazın tapusunun iptali ile Devlet adına tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın değerinin belirlenerek malikine ödenmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin idare üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. 2.Davalı ...; mirasbırakan babalarının dava konusu taşınmazı tapu kaydına güven ilkesi çerçevesinde 1958 yılında satın aldığını, aradan uzun zaman geçtiğini, öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, taşınmaz satın alınıdığında kıyı kenar şeridi sınırlaması ve yasağı bulunmadığını, davanın yasal dayanağı olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14/02/2019 tarihli ve 2017/340 E., 2019/53 K. sayılı kararıyla; Devletin hüküm ve tasarrufu olan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağı, taşınmaz üzerine bina yapılması veya taşınmazın herhangi bir şekilde kullanılması halinde de kullanan kişilerin iyiniyet iddiasında bulunamayacakları, tapu kütüğüne güvenerek deniz kıyısı bir yeri satın almış olan üçüncü kişiler için hiçbir mülkiyet hakkının doğmayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporları ve kum analiz sonuçlarına göre davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline, taşınmazın kıyı olarak tapu sicilinden terkinine; dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil isteminde bulunulduğu, bu talebe ...

Benzer Kararlar

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/3630 · K. 2022/1955

10 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4526 · K. 2022/3324

20 Nisan 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/5080 · K. 2022/6752

17 Ekim 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/9904 · K. 2022/1954

10 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/10457 · K. 2022/1964

10 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/5006 · K. 2022/6585

11 Ekim 2022