Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.09.2017 tarih ve 2016/318 E- 2017/848 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.10.2019 tarih ve 2018/261 E- 2019/1951 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı Imas A.Ş. vekili Av... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma...
11. Hukuk Dairesi 2020/5248 E. , 2022/1744 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.09.2017 tarih ve 2016/318 E- 2017/848 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.10.2019 tarih ve 2018/261 E- 2019/1951 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı Imas A.Ş. vekili Av... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketten, börek fabrikasında kullanılmak üzere bir adet chiller makine satın aldığını, ürünün bizzat üretici İtalyan firma teknisyenlerinin kontrolünde davalı tarafından kurulum ve devreye alma işlemlerinin yapıldığını, bu işlemleri takiben cihazın pek çok defa muhtelif arızalar verdiğini, satın alındıktan bir iki hafta sonra davalıya ait servis ekiplerinin gelerek kaçak tamiratı yaptıklarını, devam eden süreçte teknik destekle cihaz çalıştırılmaya çalışılmış ise de yeniden farklı arızalar ortaya çıktığını, cihazı sattıkları müşterinin cihazı iade ettiğini, müvekkilin bunun yerine yeni bir soğutmalı chiller kiraladığını, müşteri tarafından iade edilen cihaz davalıya gönderilmiş ise de davalının ürünü teslim almak istemediğini, cihazın koruma sisteminin ve tasarımının ayıplı olduğunu, aradan geçen uzun süreye rağmen davalı tarafından sorunun çözülmediğini, müvekkil şirket ile davalı arasındaki yazışmalardan ve servis formlarından ürünle ilgili ayıpların davalıya ihbar edildiğinin anlaşıldığını, müteaddit defa yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, 10.09.2014 tarihli noter ihtarı ile ürünün ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönüldüğünü ve zararın talep edildiğini, cevabi ihbarname ile sözleşmeden dönüldüğünün kabul edilmediğini, ürünün ayıplı olmadığının, ihbar sürelerine ve şekline uyulmadığının belirtildiğini, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, takiben davalıya bildirildiğini, davalı tarafından teknik servis gönderildiğini, müvekkili şirkete ait projede ya da sistemde herhangi bir sorun bulunmadığının Sulh Hukuk Mahkemesi değişik iş dosyası ile tespit edildiğini, TTKnın 18/3. maddesinde belirtilen geçerlilik koşullarının ayıp ihbarı ile ilgili olmadığını iddia ederek sözleşmenin feshine, davalıya ayıplı ürün için ödenen 390.798,07 TLnin ödeme tarihinden, ayıplı mal nedeniyle doğan 92.843...