Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/5225 · K. 2022/1420
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5225 K. 2022/1420

E. 2020/5225K. 2022/14202 Mart 2022
tazminaticra takibiicra takibine itirazicra inkar tazminatıitirazın iptalikredi sözleşmesiistinaf yolu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.02.2018 tarih ve 2016/50 E- 2018/235 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili ile katılma yoluyla asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.12.2019 tarih ve 2018/2554 E- 2019/2399 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2020/5225 E. , 2022/1420 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ A

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.02.2018 tarih ve 2016/50 E- 2018/235 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili ile katılma yoluyla asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.12.2019 tarih ve 2018/2554 E- 2019/2399 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl ve birleşen davada davacı vekili, davalıların müşterek borçlu- müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları ticari kredi borcu ödenmeyince başlatılan icra takibine itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili, davalının aynı zamanda diğer kefillerden dava dışı ...ün eşi olup her iki eşin kefalet için birbirlerine muvafakatlarının bulunmadığını, sözleşme metnindeki elle yazılmış yazılar ile 10 yıl süre ile müteselsil kefalet beyanına ilişkin yazıların müvekkiline ait olmadığını, asıl borçlunun tüm borcu kapattığını savunarak davanın reddini, kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili, sözleşme metninde elle yazılmış yazılar ile 10 yıl süre ile müteselsil kefalet beyanına ilişkin yazıların müvekkiline ait olmadığını, sözleşmenin imzalandığı tarihte evli olmasına rağmen müvekkilinin eşinin muvafakatının alınmadığını, kredi borçlusunun tüm borcu ödediğini, mükerrer tahsilat yapan davacının halen alacak talebinde bulunmaya devam ettiğini savunarak davanın reddini, kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, temlik eden Akbank A.Ş. ile davalılar arasında düzenlenen 25.12.2012 tarihli kredi sözleşmesinde davalıların, sorumlu olduğu azamî miktara, kefalet tarihine ve müteselsil kefil ifadelerine ilişkin el yazılarının davalıların eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumu raporuyla tespit edildiği, 6098 sayılı TBK'nın 583. maddesinde yer alan kefilin sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil ifadesini kendi el yazısı ile yazması gerekliliğinin aynı Kanun'un 12/2. maddesi uyarınca geçerlilik şartı olduğu, bu şekle uyulmaksızı...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5248 · K. 2022/1744

10 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7507 · K. 2022/2066

17 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5222 · K. 2022/1256

24 Şubat 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/4342 · K. 2022/1416

2 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2022/582 · K. 2022/2208

22 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5206 · K. 2022/1214

23 Şubat 2022