Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/13373 · K. 2022/2495
Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/13373 K. 2022/2495

E. 2021/13373K. 2022/249517 Mart 2022
harici bırakılan taşınmazkadastro tespititapu iptalitapu iptali ve tesciltapu sicili
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... ve arkadaşları vekili, ... ili ... ilçesi ... Köyünde bulunan 2072 parsel sayılı taşınmaz ile ... ilçesi ... Köyünde bulunan ve tespit harici bırakılan taşınmazlardaki davalıların hisselerinin iptali ile hissesi oranında davacı adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Davalı ..., tapu siciline esas olan hükmün 1973/208 Esas sayılı karar olduğunu, bu kararın 05.07.1982 tarihinde kesinleştiğini, dolayısıyla kesinleşme tarihinden 30 yıla yakın bir süre geçtikten sonra bu davanın açıldığını ileri sürerek, davanın zaman aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalılar ..., ..., ..., ... ve ..., açılan davayı...

Karar Metni

8. Hukuk Dairesi 2021/13373 E. , 2022/2495 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... ve arkadaşları vekili, ... ili ... ilçesi ... Köyünde bulunan 2072 parsel sayılı taşınmaz ile ... ilçesi ... Köyünde bulunan ve tespit harici bırakılan taşınmazlardaki davalıların hisselerinin iptali ile hissesi oranında davacı adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Davalı ..., tapu siciline esas olan hükmün 1973/208 Esas sayılı karar olduğunu, bu kararın 05.07.1982 tarihinde kesinleştiğini, dolayısıyla kesinleşme tarihinden 30 yıla yakın bir süre geçtikten sonra bu davanın açıldığını ileri sürerek, davanın zaman aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalılar ..., ..., ..., ... ve ..., açılan davayı kabul etmediklerini beyan etmişlerdir. Davalı ... ise, davacının davasında haklı olduğunu, davacının kendisinin babası olan ... oğlu...'nin kardeşi olduğunu, babaları mirasta nasıl hak sahibi ise davacının da hak sahibi olduğunu, davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/40 Esas, 2004/61 Karar sayılı ilamının bu dosya yönünden kesin hüküm teşkil edeceği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; 6100 sayılı HMK'nin 303/1. maddesi gereğince, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/40 Esas, 2004/61 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde, davacılarının İbrahim oğlu... mirasçıları olan ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ..., ve ..., davalısının ise Maliye Hazinesi ve Orman Genel Müdürlüğü olduğu, dava konusunun tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu ve yargılama neticesinde verilen hükmün, Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2006/7523 Esas, 2006/11060 Karar sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmak suretiyle 23.03.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu haliyle her iki davanın tarafları aynı olmadığından ... Asliye Hukuk Mahkemesi söz konusu ilamının bu davada kesin hüküm teşkil ettiğinden bahsedilemez. Hal böyle olunca; Mahkemece, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/40 Esas, 2004/61 Karar sayılı ilamının, eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği gözetilerek, işin esasına girilip tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm delilleri toplanıp birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılg...

Benzer Kararlar

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/8872 · K. 2022/3381

6 Nisan 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/11659 · K. 2022/4502

16 Mayıs 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/4513 · K. 2022/6115

27 Haziran 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/11664 · K. 2022/8417

24 Ekim 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/13362 · K. 2022/2466

17 Mart 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/6618 · K. 2022/7565

29 Eylül 2022