Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20.02.2020 tarih ve 2019/237 E. - 2020/112 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsil için girişilen icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini iddia ederek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin de ortağı olduğu davalı şirketin tasfiye olduğunu, ticaret sicilinde kaydının silindiğini, diğer davalı ...'nın da...
11. Hukuk Dairesi 2020/8229 E. , 2022/2037 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20.02.2020 tarih ve 2019/237 E. - 2020/112 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsil için girişilen icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini iddia ederek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin de ortağı olduğu davalı şirketin tasfiye olduğunu, ticaret sicilinde kaydının silindiğini, diğer davalı ...'nın da davadan önce vefat ettiğini, her iki davalının da kişilikleri sona erdiğinden dava açılmasının mümkün olmadığını, davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, davaya konu teminat mektuplarının garanti riskleri sona ermekle zamanaşımına da uğradığını, müvekkillerinin temerrüde düşürülmediğini, davaya konu teminat mektuplarının garanti ettiği riskler sona erdiğinden teminat mektuplarının konusuz kaldığını, teminat mektuplarının konusu kalmadığından depo etme ve komisyon taleplerinin yasal dayanağının kalmadığını, ayrıca teminat mektuplarının meblağları nazara alındığında depo edilmesi istenen meblağ arasında fahiş fark bulunduğunu, komisyon alacağı talebinin de fahiş olduğunu, depo talebi için inkar tazminatı istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı bankanın sözleşmede müteselsil kefil olan davalıdan icra takip tarihi itibariyle 17.785,71 TL asıl, 4.703,20 TL işlemiş faiz, faizin gider vergisinin 235,10 TL olmak üzere toplam 22.724,01 TL isteyebileceği, asıl alacağa takip tarihinden itibaren sözleşmeye uygun olarak belirlenen yıllık %95 oranındaki temerrüt faizi ve faizin %5'i oranındaki gider vergisinin uygulanması gerektiği, gayrinakdi alacak bakımından da, iki ayrı teminat mektubundan birinin gümrük teminat mektubu olduğu, gümrük teminat mektuplarının niteliği gereği ve mektup metnine bağlı kalınarak güncellenmiş değerinin istenebileceği, bu konuda alınan bilirkişi raporunda mektubun güncellenmiş değerinin 306.481,76 TL olduğunun tespit edildiği, davalılardan ...'ya karşı açılan davada lk kararda davanın reddi kararı kesinleşmiş olduğu, yine davalı şirkete karşı açılan davadan feragat edilip bu kararın da kesinleşmiş olduğu, anılan davalılarla ilgili yeniden hüküm kurulmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davacı tarafından davalı ...'ya karşı açılan davada karar kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından davalı şirkete karşı açılan davada da...