Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/3096 · K. 2022/4257
Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/3096 K. 2022/4257

E. 2022/3096K. 2022/425724 Mart 2022
hukuk devletikazanılmış hak
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Davacı, başvuru tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte tahsiline, Bağ-Kur kaydının başlangıç tarihinden itibaren silinerek Bağ-Kur'a borçlu olmadığının tespitine ve Aralık 2007 ile Kasım 2008 tarihleri arasındaki döneme ilişkin Kurumun yaptığı iptal eşleminin iptali ile o döneme ilişkin sigortalılığına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin (Kapatılan) bozma ilamına uyarak hükümde belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. Davanın yasal dayanağını oluşturan 2829 sayılı Yasa'nın 8. maddesi Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2022/3096 E. , 2022/4257 K.

"İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2019/211-2021/246

Davacı, başvuru tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte tahsiline, Bağ-Kur kaydının başlangıç tarihinden itibaren silinerek Bağ-Kur'a borçlu olmadığının tespitine ve Aralık 2007 ile Kasım 2008 tarihleri arasındaki döneme ilişkin Kurumun yaptığı iptal eşleminin iptali ile o döneme ilişkin sigortalılığına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin (Kapatılan) bozma ilamına uyarak hükümde belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. Davanın yasal dayanağını oluşturan 2829 sayılı Yasa'nın 8. maddesi Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan Kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir. Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re'sen emekli olma (Ek ibare:27/1/2000-4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır. hükmünü amirdir. Her ne kadar 2829 sayılı yasanın 8/1. maddesinde bu hüküm yer almakta ise de, bu yasanın uygulanması sigortalının bir sosyal güvenlik Kurumunda yaşlılık aylığı bağlanmasına yeterli hizmet süresi bulunmadığı ve diğer sosyal güvenlik kurumlarındaki hizmetlerden de yararlanma zarureti olduğu hallerde söz konusudur. Bir yasa hükmünün yasaya konuluş amacına aykırı sonuç doğuracak şekilde yorumlanması hukuk ilkelerine ve yasanın hem özü ve hem de özü ile uygulanmasını öngören Medeni Kanunun 1. maddesine uygun değildir (22.02.1997 gün ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı). Sosyal güvenlik kurumları arasında, sadece bağlanan aylıkların seviyesi bakımından değil, koruma kapsamına alınan tehlikeler, hak kazanma şartları bakımından da farklılıklar olduğu belirgindir. Önemli olan, hangi kurum olursa olsun, aynı külfete katlanan insanların aynı haklara sahip olmasının sağlanması geçerli bir çözüm yoludur. Esasen, sosyal güvenlik kurumlarının görevi, sosyal sigorta yasaları çerçevesinde kapsama aldıkları kişileri koruma garantisini sağlamaktır. Sosyal sigorta hukukunda amaç, yüksek standartta sosyal güvenlik sağlayan bir sistemin oluşturulmasıdır. Yine, sosyal sigortalar külfet-nimet dengesi üzerine kurulan kurumlardır. Bu nedenle, külfetin karşılığının alınmaması sosyal güvenlik sisteminin amacıyla bağdaşmaz ve böyle bir uygulama da kabul edilemez. Buna aksi bir yorum, ...

Benzer Kararlar

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/4929 · K. 2022/9087

15 Haziran 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/6024 · K. 2022/7706

24 Mayıs 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/9162 · K. 2022/11956

6 Ekim 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2020/8642 · K. 2022/3432

10 Mart 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/10520 · K. 2022/13239

27 Ekim 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/3287 · K. 2022/6209

25 Nisan 2022