1. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; davalı şirketin 2010 yılında faaliyete başlaması sonrasında müvekkilinin 2011 yılının sonuna kadar davalıya ait devre mülklerin tanıtımı, organizasyonu, satışı ve pazarlaması konusunda 05.02.2011 tarihine kadar bölge koordinatörü, bu tarihten ayrıldığı tarihe kadar da koordinatör olarak çalıştığını, davalı şirket ile müvekkilinin bizzat kendisinin yapmış...
Hukuk Genel Kurulu 2019/220 E. , 2022/376 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; davalı şirketin 2010 yılında faaliyete başlaması sonrasında müvekkilinin 2011 yılının sonuna kadar davalıya ait devre mülklerin tanıtımı, organizasyonu, satışı ve pazarlaması konusunda 05.02.2011 tarihine kadar bölge koordinatörü, bu tarihten ayrıldığı tarihe kadar da koordinatör olarak çalıştığını, davalı şirket ile müvekkilinin bizzat kendisinin yapmış olduğu her bir devre mülk satışı ile ilk yıl için 1.600TL prim ödenmesi, 05.02.2011 tarihinden itibaren ise koordinatör görevi verilmesi sebebiyle her bir devre mülk satışı için 1.750TL prim ödenmesi hususunda anlaşıldığını, ayrıca ekibinin satışlarından da müvekkilinin prim alacağı hakkına sahip olacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin ve ekibinin yapmış olduğu satışların neticesinde hak edilen primlerin tahmini olarak 80.000TLlik cüzi bir kısmının ödendiğini, mevcut kayıtlardan tespit edilebildiği kadarıyla müvekkilinin asgari olarak 250.000TL prim alacağının ödenmediğini, alacaklardan haksız kesintiler yapıldığını, müvekkiline ait olmayan masrafların müvekkilinin alacaklarından mahsup edildiğini, bu hususta davalı tarafa gönderilen ihtarnameye karşı ödeme yapılmadığı gibi aslı olmayan iddialar içeren ihtarnamenin gönderildiğini, müşteri tarafından cayılan sözleşmelere dair peşinatların satış sözleşmelerin 3. maddesi gereği davalı uhdesinde olduğundan bu sözleşmeler nedeniyle de müvekkilinin alacaklı olduğunu, müvekkiline satılan üç adet devre mülkün bir tanesinin teslim edilmeyerek ve satış bedellerinin gerçek bedelden daha fazla bir bedel üzerinden hesaplanarak müvekkilinin alacaklarından mahsup edildiğini, müvekkilinin prim alacaklarının ödenmesinin çeşitli yöntemlerle engellendiğini ileri sürerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılan iş bu davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000TL prim alacağının ve haksız olarak yapılan kesintiler ile primlerin tahakkuk ettiği tarihler ve kesinti yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.01.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 61.690TLye yükseltmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında vermiş olduğu beyanlarla davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: 6. Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesin...